Tümevarım ilkesi :
n ∈ N ; p(n) bir açık önerme, a ∈ N ve N[SUB]a[/SUB] = {a, a+1, a+2,... } olsun .
i) p(n) önermesi Na kümesinin en küçük elemanı olan n=a için doğru ise ,
ii) k ≥ a olmak üzere , p(n) önermesi n = k için doğru [p(k) doğru] varsayıldığında n=k+1 için doğru oluyorsa [p(k+1) doğru oluyorsa ] , bu önerme Na kümesinin her elemanı için doğrudur.
Bir matematikçi bu ilkeye bakarak hangi önermelerin tümevarımla kanıtlanabileceğini , hangilerinin ise kanıtlanamayacağını sanırım bilebilir ?
Tümevarım ilkesinin bahsettiğiniz domino etkisinin altında yatan nedensellik de iyi-sıralılık ilkesi olabilir ?
Bir önerme örneği vermek istiyorum :
p(n) : n[SUP]2[/SUP]+n+11 = P (prime number - asal sayı )
p(1) : 1+1+11= 13.......doğru.............p(6) : 36+6+11= 53....................doğru
p(2) : 4+2+11= 17.......doğru.............p(7) : 49+7+11= 67....................doğru
p(3) : 9+3+11= 23.......doğru.............p(8) : 64+8+11= 83....................doğru
p(4) : 16+4+11= 31.....doğru.............p(9) : 81+9+11=101...................doğru
p(5) : 25+5+11=41......doğru.............p(10) : 100+10+11= 121.......yanlış
Bu deneme yanılma usulü de gösteriyor ki
n[SUP]2[/SUP]+n+11 = P önermesi
tüm doğal sayılar için genellenemez .
Merak ettiğim bu genellenemez önerme ile ilk mesajımdaki örnek verdiğim
1+2+3+...+n = n(n+1)
..............................2
genellenebilir önermesi arasındaki yapısal farklılığa dair tümevarım ilkesinin bir şey söyleyip söylemediği ?
Bu soru ilk sorum yani "bir matematikçinin bu ilkeye bakarak hangi önermelerin tümevarımla kanıtlanabilip , hangilerinin kanıtlanamayacağını anlayabilmesi" tahminime ilişkin bir soru . sanırım bu sorunun cevabı üzerinden biraz daha yol alabilirim ?
-------------------------
Tüm bu tümevarımı kişisel anlama çabalarımın yanında , durumu daha genel bir tartışma ve sohpet alanına taşıyabilmek çabası adına " GÖDEL-Mantığa Adanmış Bir Yaş*** " adlı kitaptan , konuya ilişkin dikkatimi çeken bir paragrafı eklemek isterim :
1.Basım , Kabalcı Yayınevi , Sf. 35
" Kimi matematik felsefecileri, matematiksel tümevarım gibi yapıcı olmayan ve/veya sonlandırıcı olmayan çıkarım ilkelerinin bir ispat aracı olarak matematiğe dahil edilmemesi gerektiğini savunurlar. Buna uyarak , tümevarım aracını , matematiğin mantıksal ispat mekanizmasından çıkarmış olsaydık, ilk n tamsayının toplamının formülü artık genel n için ispatlanabilir olmazdı. Yine de , deyim yerindeyse, 'dışardan' formülün doğru olduğunu görebilirdik. "
Kim bu matematik felsefecileri ? Savunmalarını acaba "yapıcı değil" ve "sonlandırıcı değil" gibi iki basit cümle ile mi yapıyorlar ? Sanmam . Uzun uzun gerekçelendiriyorlardır şüphesiz . Onları da incelemek isterdim ama yeterli olmayan ingilizcemle bu durumun peşine düşemiyorum . Türkçe kaynaklarda da tümevarıma muhalefet eden kimse gözükmüyor . Ancak kitabın yazarının bu matematik felsefecileri ya da matematikçi felsefecilere tümevarım savunusu salt kılgısal yani pratik getirisi üzerinden , pragmatik olmuş . Ama en azından her matematikçi tarafından kabul edilmediği bilgisi mühim . Sanırım tümevarım gibi "olmayana ergi" yöntemini de diğer başka matematik felsefecileri (matematiğe bütünlüklü bakanlar ) kabul etmiyor ! Bu olgularında yanına bir ünlem koymak gerek .
Ben şimdilik yalnızca tümevarımı anlamak istiyorum . 
Not: Bu arada ilk mesajımda bazı matematiksel semboller kullanmıştım . İkinci mesajımda bu sembollerin "çıkmadığı"nı gördüğümü ifade etmiştim . Ancak bunu yazarken başka bir bilgisayardaydım. Evdeki bilgisayardan girdiğimde tekrar semboller görünür hale geldi. Bu mesajımda da yine matematiksel semboller kullandım ve mesajı yolladıktan sonrada hâlâ semboller görünür durumda . Eğer yine başka bir bilgisayarda bende görünüyor olmasına rağmen görünmez ve kutucuklar halinde çıkarsa bir daha sembol kullanmayacağım ancak muhakkak , bir matematik sitesinde sembol kullanamamanın rahatsızlığından muzdaripler kümesine dahil olacağım . Büyük harf kullanamamak estetik bir rahatsızlık olduğundan düzeltilmemesi çok da önemli değil . Ama sembol kullanımı öyle mi ?
Saygılarımla ...