"Matematik okuyanları uzaylı zannediyorlar"
Matematik Dünyası dergisi iki yıl önce 800 satıyordu. Bugün bu rakam 11 bine ulaştı. Dergiyi hazırlayan Ali Nesin'in şikayeti reklam alamamak: "Galiba şirketler bu dergiyi okuyanları uzaylı, yiyip içmeyen, giyinmeyen, bankaya gitmeyen birileri zannediyor"
FİLİZ AYGÜNDÜZ
Prof. Dr. Ali Nesin, Bilgi Üniversitesi Matematik Bölüm Başkanı. Nesin, aynı zamanda Türk Matematik Derneği'nin çıkardığı Matematik Dünyası dergisinin yayın yönetmeni. Sadece yayın yönetmeni de değil aslında, derginin editörü, sayfa sekreteri, yazarı ve reklam müdürü. Bitmedi; o, babası Ali Nesin'in 1972'de kurduğu Nesin Vakfı'nın yöneticisi; Nesin Yayınevi yine onun sorumluluğunda. Popüler matematik alanında kitapları olan Ali Nesin'in ressamlığını da unutmamak lazım. Nasıl biri olduğuna gelince... "Matematikçi iddia etmez, ispat eder" derler. Bir matematikçinin ne kadar keyifli, eğlenceli ve yaratıcı olabileceğinin ispatı da Ali Nesin'in kendisi zaten.
Matematik Dünyası dergisinin satışı 11 bin oldu. Matematiğimiz zayıf, okuma alışkanlığımız fazla gelişmemiş; bu rakamın anlamı ne?
Demek ki iyi bir iş çıkarıyoruz, öyle anlaşılıyor...
Satışı düşük bütün dergiler kötüdür diyemeyiz ama. Tek neden bu olmamalı.
Türkiye'de gençler ciddiye alınmaz. Biz gençleri ciddiye alıyoruz, beyin yıkamıyoruz, didaktik bir üslup kullanmıyoruz. Ayrıca Türkiye 70 milyon. Bu derginin 1 milyon satması lazım. Ama bu durum dünyanın her yerinde aynı. 250 milyonluk Amerika'da buna benzer bir dergi olan The College Mathematics Journal 13 bin satıyor.
Peki, matematiğe bu ilgi ne zaman ve nasıl gelişti Türkiye'de?
Aslında matematiği çok kuvvetli olmasa da Türklerin matematiğe ilgisi vardır çünkü sosyal konulara olan ilgisi zayıftır, dolayısıyla soyuta biraz daha meyillidir. Özellikle doğuda bu böyledir. Ayrıca, 1986'dan beri popüler matematik yazıyorum ve artık birazcık bu işi becermeye başladığıma inanıyorum. E, matematik de biliyorum az çok.
Türk Matematik Derneği çıkarıyor bu dergiyi. Herhangi bir yayın grubundan size bir teklif gelse kabul eder misiniz?
İki sene önce, dergi benim yönetimime geçene kadar, ortalama 800 civarında satıyordu. Rakamlar
10 bine vurunca, teklifler geldi tabii; ama kabul etmedim. Zaten amaç para kazanmak da değil, dernek dergiden kazandığını, burs olarak gençlere geri veriyor.
Dergide fazla ilan yok. Reklamverenler neden fazla ilgi göstermiyor?
Derginin 10 bin sattığına inanmıyorlar galiba. Anlamıyorum nedenini. Belki de matematik okuyanlar onlara uzaylı gibi geliyor, yiyip içmeyen, giyinip kuşanmayan, müzik dinlemeyen, bankaya gitmeyen bir topluluk... İlan veren bir-iki kurum da iyilik olsun diye veriyor, ticari amaçla değil yani. Ama ben iyilik istemiyorum, bizi ciddiye alsınlar istiyorum. Gururuma dokunuyor doğrusu reklam alamamak.
Derginin geneli çok eğlenceli. Gülümseten bir üslubu var.
Derginin size eğlenceli gelen bölümü aslında bir tür şımarıklık. Bazen öyle hoşuma gidiyor ki yazdığım yazı, kendimi tutamayıp sululuk yaptığım oluyor. Ama okur eğlensin diye bir amaç yok.
Matematik ve sululuğu yan yana anan sizden başka birileri de var mı?
Vardır herhalde... Ama çok sayıda değil. Okul kitaplarının ne kadar sevimsiz şeyler olduğunu görüyorsunuz. İnsan dokunamıyor bile...
Bu eğitim öğretim yılının başında Radikal'de lise son sınıflarının matematik kitabına çok ağır bir eleştiri yazısı yazdınız. MEB ilgilendi mi?
O yazı bir eleştiri yazısı değildi, bir yerden yere vuruş yazısıydı. MEB değil de kitabı yazan hocanın öğrencileri ilgilendi; bana çok kızmışlar. O yazıyı Matematik Dünyası'nda da yayımladım, başbakana ve bakanlara da yolladım ama ses çıkmadı.
Bunu neye bağlıyorsunuz?
Sanıyorum ki onlar da benimle aynı görüştedir ama ellerinden bir şey gelmiyor.
"Yaratıcı insanların hayatında başarısızlık daha çoktur"
Matematik yapmak ve yazmak; hangisi daha keyifli?
İlki bilinmeyenle ikincisi bilinenle ilgili. Yazarken bildiğinizi yazıyorsunuz. Oysa araştırırken bilinmeyenle uğraşıyorsunuz. Hiç bulamayabilirsiniz. Araştırmak zordur, ayrı bir karakter ve iç enerji gerektirir. Hep aynı şeyi düşünüyorsunuz ve hiçbir şey bulamıyorsunuz, bazen aylarca hatta yıllarca.
Sürekli arayıp bulamayan matematikçi aklını nasıl koruyor?
O yüzden zaten tek bir problemle uğraşmazlar. Çoğunlukla bulamazlar aradıklarını. Matematik, daha çok başarısızlıktır. Zaten bütün yaratıcı insanların hayatında başarıdan çok başarısızlık vardır. Hep başaran hiçbir şey başaramaz.
Pek çok matematikçi matematiği "yaratıcı bir sanat dalı" olarak görüyor. Nedir onu yaratıcı kılan?
Sanatın tek bir doğrusu yoktur, dolayısıyla sanatta yaratıcılıktan söz edilebilir. Matematikte ise tek bir doğru var. E doğru tekse, neyi yaratacaksınız? Ama yine de bir biçimde matematikte yaratıcılık var, hem de çok var. Belki de soruyu sorma şeklindedir.
"Resim yapmak çok daha zor"
Resim yapmaya devam ediyor musunuz?
Evet... Hatta bu akş*** model gelecek.
Ne çalışıyorsunuz?
Son bir-iki yıldır tükenmez ya da kara kalem desen çalışıyorum.
Peki konu?
Nü...
Sergi fikri var mı?
Hayır. Deftere çalışıyorum sadece.
Resim dinlendiriyor mu sizi?
Hiç dinlendiren bir tarafı yok. Resim yapmak korkunç zor ve yorucu bir süreç.
Matematik kadar da zor mu?
Ondan daha zor. Doğrusu, yanlışı yok ki... Yaptığınızın değerini siz de bilmiyorsunuz.
Üstelik matematik gibi kesinliğin kalite damgası kabul edildiği bir disiplinden geliyorsunuz. Resim yapmak bir tür ruhu terbiye etme şekli mi?
Tabii ki. Model orada, göz, beyin, el burada; defter de burada. Bak, gör ve kâğıda geçir. Bu nasıl bir terbiye etme şeklidir, biliyor musunuz? Örneğin model uzanmış, ayak ucunda durup bakıyorsunuz: Ayaklar kocaman, kafa küçücük; 50 defa bakıp gördüğünüze inanamıyorsunuz. Desen, insanın kendiyle, alışkanlıklarıyla müthiş bir savaştır.
Ama matematiğin sizi mutlu ettiğini söylersiniz hep. Nasıl bir ilişkisi var matematiğin mutlulukla?
O kadar derin şeyler anlıyorsunuz ki... Hiçbir şey matematik kadar derin değil. Bundan müthiş bir haz duyuyorum. 48 yaşındayım ve daha geçenlerde matematik yazarken hem matematikle hem de hayatla ilgili çok temel ve aslında çok basit bir gerçeği anladım. Nasıl mutlu oldum anlatamam.
Herkesi mutlu edebilir mi bu?
Edebilir tabii ama herkesin ve her yaşın mutlu olduğu derinlik seviyesi farklı olabilir.