bir köşe yazısı...
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
 


İzinli .ED.
Matematik Öğretmeni
*******
 Yorum Sayısı: 2,199

 Katılım: ANKARA

 Durumu: Matematik Öğretmeni

 Üyelik: Nov 2007

 Branş: Öğretmen

58
Yaban güvercinleri...
BAŞIMI kaldırıp baktım.

"Yaban güvercinleri" bölük bölük dönmeye başladılar.

Saydım, saydım.

27 eksik çıktılar.

*

O yaz karnemdeki kırıklar alışılmışın dışında biraz az olduğundan babam izin vermişti, onu gömleğim ile vücudum arasına sokup eve getirmiştim.

Tülmen’deki bağ evimizin büyük boş odasına saldım.

Çok mutsuzdu.

Arada bir tavana yakın cama bakıyor, oradan çıkmak istiyor, cama çarpıyor, çıkamıyor, yeniden deniyordu.

Su tasına su koıdum, ekmek kırıntıları, bulgur, buğday, maydanoz bile verdim ona.

Karşı köşeye sinip onu izliyor, korkmasın diye sanki ondan daha küçük olmak için büzülüyordum.

Razı olmadı teslimiyete.

Hastalandı.

O bir köşeye büzüldü, ben öbür köşeye.

O gün farkına vardım; önünde tas tas suyu, çeşit çeşit yiyeceği vardı, ama bir şeyi yoktu:

"Özgürlüğü..."

Sonunda yenik düşüp onu bahçede yere bıraktım, uçmak istedi uçamadı, gücünü yitirmişti ve özgürlüğü elinden alındığı için canından olmuştu yaban güvercini.

*

Bizim evin üzerinden sabah ve akşamları geçerler, başımı kaldırıp bir eski anının mahcubiyeti ile bakarım.

Doğanın en "istisna" canlılarındandır şu yaban güvercinleri.

Barışı severler, ama "teslimiyet" olmaz.

Yeryüzünün en güçlü ve ıyrtıcı canlıları kafeslere alışıp esarete razı olurken, yaban güvercini bağımlı yaşayamaz.

Ve...

Onların hem güçlerinin sebebi, hem ölümlerinin nedenidir masumiyet.

Ne kadar saflar bilemezsiniz.

Ne kadar saftırlar...

*

Dün yaban güvercinleri dönmeye başladılar.

Alay alay, bölük bölük.

Saydım...

27 eksik var...


2 Mart 2008 - BEKİR COŞKUN(Hürriyet)
vaktiyle bir atsız varmış varolsun...
Alıntı ile CevaplaQuote
Çevrimdışı b-a-r-ı-ş
algebra
*****
 Yorum Sayısı: 786

 Katılım: KONYA

 Durumu: algebra

 Üyelik: Jan 2008

 Branş: Cebir

26
Hocam paylaşım için teşekkürler.Gerçekten çok güzel bi köşe yazısı.27 eksiğimize atfen yazılmış.
bilgiyi uygularsanız büyürsünüz,paylaşırsanız efsane
olursunuz...
Yusuf Has Hacip (Kutadgu Bilig)
Tüm Mesajlarına BakAra
Alıntı ile CevaplaQuote
İzinli .ED.
Matematik Öğretmeni
*******
 Yorum Sayısı: 2,199

 Katılım: ANKARA

 Durumu: Matematik Öğretmeni

 Üyelik: Nov 2007

 Branş: Öğretmen

58
güvendiğimiz dağlara kar yağdı

Bu harekât bir fiyaskodur. İletişim fiyaskosu. Fiziki hedeflerin tamamına ulaşılmış olabilir, yüzlerce PKK’lı öldürülmüş olabilir...

PKK’nın “kalpgâhı” vurulmuş

olabilir.

Ama siz bu milletin şaşkın ve incinmiş bakışları altında ricat ettiniz.

Bush denen adamın, “Kürdistan’dan çıkın...!” sözünü talimat mı telakki ettiniz.

Tersini iddia ediyorsunuz.

Biz de samimiyetinize, elbette, inanıyoruz...

Ama bu çağda kamu algısı böyle mi yönetilirğ

Birinin, size yalakalık yapmadan ve sizden çekinmeden, bu gerçeği yüzünüze haykırması şart...

Bu milletin “kalpgâhını” vurdunuz...

Kanıyoruz...

Kahvehanelerimiz, okullarımız, gecekondularımız, camilerimiz sessiz...

Başımızı kimse öne eğemezdi... Siz eğdiniz... En güvendiğimiz...

Bunu görün ve anlayın.

ROJ TV’de ve bilumum sitelerde neler yayınlandığını, Türk medyası halkından gizliyor diye, bilinmiyor sanmayın.

Yüzü, gururla, gülen Barzani’dir...

PKK’nın beli kırıldıysa vur patlasın çal oınasın neyi kutluyorlarğ

Bu fiyaskonun sorumlusu Erdoğan hükümeti değildir.

Kamuya yansıyan bilgiler, çok açık bir şekilde, gene sürüklendiklerini; süreçten kesinlikle bi haber olduklarını tescil etmiştir.

Yere düşen milli gururumuzu onarmak mı istiyorsunuz.

O zaman çıkın ve Bush denen katilden talimat almadığınızı bu millete gösterin.

Lafla değil...

Bu arada bazıları, “Daha fazla kan mı istiyorsunuz. Operasyon bitti... Sevinin...” diyor.

O operasyon hiç olmamalıydı. Ancak durum çok daha vahim...

Türkiye’de kurucu felsefenin sağlıklı ve dürüst bir eleştirisini yapın.

Kürtlere ve İslamcılara özgürlüklerini derhal verin.

Korkmayın. Bu millet bir arada ancak özgürlüklerle yaşar...

Amerika’ya biat etmeyin... Emir almayın...

O zaman burada tek kurşun atılmaz.

Lafımız bu... Bu savaştan rant çıkartanları başka türlü temizleyemeyiz.

Ama bunu yapacak bi hukuk henüz yok Türkiye’de...

“Bu millet gerçekten bu kadar kötüsünü hak etti miğ” diye düşünüyorum.

İçim kanıyor...

Müslüman olduğunu iddia eden işbirlikçi bir güruh memleketin geleceğini peşkeş çekip cebini dolduruyor.

Gün yakın. Onları sandığa gömer bu millet...

Ya bu milletin şerefinin timsali, huzur ve güveninin bekçisi kurum ne olacakğ

Onlarca çocuk bembeyaz karlara kanlarını akıtıp şehit düştü.

Nedenğ

Ulusal onurumuzu korumak için.

Siz ne yaptınız.

Bir kelimeniz ile o tertemiz kanların anlamını iptal ettiniz.

Çok üzgünüz... Çok.

serdar akinan/akşaam gazetesi/03-03-2008
*****************************************************
"Güneş" karardı mı, karartıldı mı yoksa tutuldu muğ

Kuzey Irak’ta harekat, Ordumuzun yüksek eğitim ve komuta düzeyi ile ve 27 şehit pahasına sürdürdükten sonra, neden sona erdirildi ve askerimiz üslerine çekildilerğ
Canım gibi sevdiğim Ordumun, sevgili Komutanlarıyla ters düşmek istemem... Ancak bu duygularım baki kalmak üzere doğrusu; bir çokları gibi benim de bu konuda aklımı zorlayan çok şey var.
“Harekât” adeta birdenbire ve Hükümetin haberi bile olmadan durdurulduğ Gerçi Paşa “hükümetin haberi vardı, ama gün ve saat verilmedi” diyor. Bunda da haklı. Zorunlu “geri çekilme” , stratejik ve taktik bakımından çok güç bir şey ve düşmana sızdırılmamsı ve pusuya imkân verilmemesi gerek!

Dallar-budaklar
Genelkurmay Başkanımız; “Harekât, amaçlarına erişmiş ve önceden planlandığı gibi durdurulmuştur” diyor. Muhakkak öyledir de, ben hep “Sonuna kadar götürülmeli, sorunu kökünden bitirmeli” diye yazmışımdır. Naçizane kanaatim, eskiden bu gibi operasyonlarda yapıldığı gibi, sınır bölgesinde bir tampon bölge kurulmalıydı. Acaba “atılan taş, kurbağaları ürkütmekten öte” bunca fedakârlığa değdi miğ Bunu ve “çekilmenin” neticelerini çok geçmeden, hep birlikte göreceğiz! Benim gene naçizane kâinatım; PKK, çok geçmeden dönecek ve hem bölgede, hem de kentlerde şenaati devam edecektir; PKK yok olmamış ve çekilmeyi zaaf saymaktadır! Belki bazı dalları budanmıştır ama ağaç kökünden kesilmedikçe zehirli meyveler, çiçekler, üretmeye devam edecektir!
Büyükanıt Paşa, “Bu kararı, hiçbir dış ve iç baskı altında yapmadık” diyor. Ben önceki gün yazdım; Türk ordusunun böyle bir konuda, dış baskılara boyun eğeceğine, kesinlikle inanmam... Ama ya baskı, başta harekât yetkisini vermek durumunda olan, Hükümet yoluyla yapılmışsağ İşte orada, “mülahazat hanesini” açık bırakmak gerekiyor! Hükümetin bu konudaki sicili bozuk!
ABD gerçekten operasyonlara “mutabakat” vermiş ve güya yardımcı olmuştu; PKK terörünün azması üzerine, PKK’ya terörist demeye mecbur oldu ve ortak mücadeleyi daha fazla savsaklayamayacağını anlamıştı, ama bu yasaksavar gibi TSK harekatının, zamanının ve kapsamının sınırlı olmasını istiyordu! Devamlı olarak AB ve bizim teslimiyetçiler gibi, “nihai çözüm, silahla olmaz; barışla olmalı” nakaratıyla, Türkiye’nin bölücülülere ve Büyük Kürdistan’a teslim olmasını isterler!
Bir senaryo daha var: Çekilme kararından önce, Ankara’da ve Washington’da yaşanan trafikte ABD, şunu ileri sürmüş, AKP iktidarını tehdit etmiş olabilir; “TSK Kuzey Irak’ta kalırsa, Barzani daha da güçlenir, Irak bölünür ve ’Büyük Kürdistan’ kurulur, sizin için de bizim için de kötü olur!”
Ben TSK’nın bu tehdide pabuç bırakmayacağından eminim, ama İktidar hususunda, “mülahazat hanesini” açık bırakıyorum! Hükümetin, harekâtın yapılmasında hiç gönlü olmadı!
Asıl vahim yanlış, Genelkurmay açıklamasının zamanlaması oldu... Büyükanıt Paşa, “Bu konuda, yani çekilme için iç siyasilerden ve yabancılardan baskı gelmedi.” diyor. İnanırım, ki eğer gelseydi Paşa, bunu elinin tersiyle aynen sahiplerine iade ederdi...
Fakat daha iki gün önce, Robert Gates Hindistan’da “TSK arttık çekilmeli” diyor, sonra Ankara’da bunu tekrarlıyor, ama anlaşılan yetmiyor ki ABD Başkanı Bush devreye giriyor daha sert bir dille “emrini” veriyor! Gene daha önce “harekât sonuna kadar sürdürülecek” denmiş ve kamuoyuna da, bu intiba verilmişti... Büyükanıt Paşa “tesadüf ” diyor...
Ancak dışarıda ve içeride hemen herkesin aynı zamanda bu açıklamayı “Bush emretti, Türkiye itaat etti, çekildi” şeklinde algılaması “tesadüfse” , çok “aksi” bir tesadüf! Ve vahim bir iletişim, halkla ilişkiler hatası! Bu önlenebilirdi; “Çekilme” gene, birkaç gün sonra değil, ama mesela bir hafta sonra tamamlanır ve böylece pusu ihtimali de olmazdı!
Bu zamanlama hatasına karşı Türkiye’de, aynı anda duyulan infial ve ABD’ye yansıması Washington’u, öylesine rahatsız etti ki, herkesin gözleri önünde olanlara ve demeçlere, görüşlere rağmen Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tom Casey; “Bildiğim kadar Türkiye bu kararı, kendi askeri ve siyasi değerlendirmeleri sonucu aldı... Herhangi eylemimize yanıt olarak değil” demekle, gerçekleri sıvamak, AKP iktidarını korumak zorunda kaldı!... Bizi hakikaten budala mı sanıyorlar!
Bu hata öylesine bir “aksi tesadüf” ki, şimdi Barzani, Talabani, DTP, “Türkiye doğru yaptı” diye bayram ediyorlar... Güney Doğuda zafer işaretleriyle “Biji APO” avazeleri yükseliyor! Ve dünya medyasındaki başlıklara bakın; en kibarcası “Bush istedi Türkiye yaptı!”
Ve döndük dolaştırıldık, geldik getirildik AB kapısına ve barışçı çözüme. Silahlı operasyon tamam, barışçı operasyon ve AB’nin nurlu yollarında devam! Eski deyimiyle “Man-ı zail oldu, artık memnu dönebilir!”
Ben, gene Gemelkurmay Başkanını tenzih ediyorum ama netice itibariyle Türk Ordusunun saygınlığına gölge düşürüldü... Türk Ordusu ülkemiz, milletimiz için her zaman lazımdır ve bundan sonra da iç düşmalara, laik üniter devletin düşmanlarına, bölücülere karşı hep lazım olacak. Bu son sigortanın gevşetilmemesi lazım!
Askerlikte kaide; bir işe karar vermeden 27 saat beklemek gerekir... Hâlâ bu kararın, hatta hataların arkasında bizim anlayamadığımız gerekçeler vardır diye düşünüyorum... Ve bütün bu endişelerin Büyükanıt Paşa’nın bugün yapacağı açıklamalarıyla izale edileceğine inananıyorum...
altemur kılıç/yeniçağ gazetesi/03-03-2008
vaktiyle bir atsız varmış varolsun...
Alıntı ile CevaplaQuote
İzinli .ED.
Matematik Öğretmeni
*******
 Yorum Sayısı: 2,199

 Katılım: ANKARA

 Durumu: Matematik Öğretmeni

 Üyelik: Nov 2007

 Branş: Öğretmen

58
Yabancılar Türkün taşıyla Türkün kuşunu vurup yiyorlar!

Yabancılar Türkün taşıyla (parasıyla) Türkün kuşunu (şirketlerini) vurup yemeye başladılar.
(Bu deyimin aslı, “Çayın taşıyla, elin kuşunu vurarak, kebap etmek”tir).
“Nereden çıktı şimdi buğ“ diye soracaksınız. Ben de cevaplayacağım, “Migros’tan çıktı efendim!..” diyeceğim.
Milliyet Ekonomi’de küçük bir haber vardı:” İş Bankası, Garanti Bankası ve Vakıfbank’tan yazılı bir açıklama yapılmış. Açıklamaya göre, Koç’tan Migros’un yüzde 51 hissesini 1.97 milyar İTL’ye satın alan Londra merkezli P.C.Partners tarafından kontrol edilen Moonligt Capital (Ayışığı Sermayesi) grubunun ödeyeceği paranın yarısı, bu üç Türk bankası tarafından karşılanacakmış.”
Açıklama metnini buldum. Açıklama metninde, “Satın alma bedeli olan 1.97 milyar İTL’nin çağrı yoluyla toplanacak hisselerle birlikte 3.9 milyar İTL’ye ulaşacağı, üç bankanın bunun yarısı için uzun vadeli proje kredisi sağlayacağı” belirtiliyor.

Her şey kanuna uygun

Yoruma girmeden durum değerlemesi yapayım: Bu işlem Türk kanunlarına, ulusal ve uluslar arası bankacılık usul ve teamüllerine uygun bir işlemdir. Böyle bir kredi kullandığı için yabancı alıcı sorgulanamaz. Böyle bir kredi verdikleri için Türk bankalarına gücenilemez.
Ancaaaakkk... Bir şey var ki... Bu olan biteni kafam almıyor. Kafama sığdıramıyorum... Olan bitende bir çarpıklık var gibi geliyor... Sayın okuyucularıma arz edeyim de... Bakalım Sayın okuyucularım ne diyeceklerğ
- Efendim, biz özelleştirilen kamu varlıklarını, özel sektörün satılığa çıkardığı bankaları ve şirketleri yabancılar satın aldıkça kendimizi nasıl avutuyordukğ “Şirketler satılıyor ama, bu yoldan ülkeye doğrudan yabancı sermaye (döviz) giriyor. Yabancıların getirdiği paralar ekonomiyi güçlendiriyor” diyorduk.
- Şimdi tartıştığımız olay nedir. Bir yabancı şirket, bir büyük Türk şirketini satın alıyor. Bunun için Türkiye’ye para getirmiyor. Türk bankalarının, Türk halkından mevduat olarak topladıkları parayla oluşan kaynağı kullanıyor.

İyi diyorsanız, devam!


- Bu işlem sonucunda, bir yabancı sermaye grubu bir büyük Türk şirketinin mülkiyetine Türk halkının tasarruflarını kullanarak sahip oluyor. (Yazının başlığını tekrarlayayım: Yabancılar Türkün parasıyla Türk şirketi kebap ediyor!)
Maliye Bakanı Sn. Unakıtan, geçtiğimiz günlerde döviz açığının nasıl kapatılacağı konusunda bir açıklama yapmıştı. O açıklama kaba hatlarıyla: ”Cari açık (döviz açığı) konusunda fazla kötümser olmaya gerek yok. Bu ıyl özelleştirme ve şirket satın almalar için en az 10 milyar dolar döviz girer... Bu dövizlerle de döviz açığının büyük kısmını kapatırız” demişti.
Yabancılar özelleştirmelerde ve şirket satın almalarında Türk bankalarının kredi imkânlarını kullanmaya başlarsa, bundan sonra özelleştirme ve şirket satın alma işlemleri için doğrudan yabancı sermaye girişi aksayacak demektir.
Çünkü anlaşıldığı kadarıyla, Türk bankaları yabancı alıcıları kredilendirmeye kararlı... Vakıflar Bankası’nın açıklamasında şu ifadeler yer alıyor: “Bankamız, deneyimi ve geleceğe ilişkin olumlu beklentileriyle bundan sonra da benzer projelere finansman desteği sağlamaya devam edecektir.”
Demek ki, veren memnun, alan memnun... Bize sadece “derdi” düşer.

Güngör Uras
06-03-2008/milliyet
vaktiyle bir atsız varmış varolsun...
Alıntı ile CevaplaQuote
Çevrimdışı b-a-r-ı-ş
algebra
*****
 Yorum Sayısı: 786

 Katılım: KONYA

 Durumu: algebra

 Üyelik: Jan 2008

 Branş: Cebir

26
Güzel yazı.okudum içim sızladı.Güzelim ülkemin sahil şehirlerinde yabancılara araziler satılıyor.Bazı kişilerin parasal mutluluğu ileride pahalıya patlayacak.Şirketler satılıyor.Atatürk'ün gençliğe hitabesini dikkatlice okursanız bugünkü olanları daha iyi yorumlayabilirsiniz.

GENÇLİĞE HİTABE

Eı Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Eı Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927

Dikkat edilirse bu kısım bu günlerde olan biteni resmetmektedir.

Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
bilgiyi uygularsanız büyürsünüz,paylaşırsanız efsane
olursunuz...
Yusuf Has Hacip (Kutadgu Bilig)
Tüm Mesajlarına BakAra
Alıntı ile CevaplaQuote
İzinli .ED.
Matematik Öğretmeni
*******
 Yorum Sayısı: 2,199

 Katılım: ANKARA

 Durumu: Matematik Öğretmeni

 Üyelik: Nov 2007

 Branş: Öğretmen

58
Kaygılıyım

Yarınımızdan. Çaresizim. Anlatamamaktan...

Sistem “son demokratik tepki”sini çok ama çok sert bir şekilde verdi.

Topluma uzlaşı getireceğiz diye yola çıkanlar memleketi bu hale getirdi.

Yasama ve Yürütme’nin karşısında Yargı.

Bu mu uzlaşığ

Buradan sonra sağlıklı bir yere varmak mümkün müğ

Parti kapatmaya bu kadar karşıydınız Fazilet Partisi kapatıldığı gün tek biriniz o gün çıkıp, “Demokrasi” dediniz miğ

Fazilet Partisi 22 Haziran 2001’de kapatıldı...

Açıp o günün tarihli gazetelere baktım.

Yüzlerinize baktım... Gülüyorsunuz.

Sözlerinize baktım... Tek bir eleştiriniz yok kapatanlara...

Bazılarınızın o gün söylediklerini yazsam kişiliğinize en ağır hakareti etmiş olacağım, ben yazmaya utanıyorum...

Şimdi altınızda kırmızı plaka olunca: “Demokrasi elden gidiyor!”

Bu kadar ikiyüzlü bir anlayış olabilir miğ

Fazilet Partisi’ni de bu adamlar kapattı... Ve yanlışları ortada!

Fazilet Partisi’ne oı verenler Surinam vatandaşı mıydığ

İşine geldi mi parti kapatanları alkışla, işine gelmedi mi, “Millet iradesine saldırı” de...

Bu adamların yüzüne tokat gibi vuracak çok gerçek var da biz işin aslına bakalım.

Bu dava AK Parti’yi, şu aşamada, muazzam güçlendirmiştir.

Türkiye gerçek anlamda bölünmüştür.

Soğuk savaş ıyllarının zihniyetinde bir takım adamlar demokrasi kilidini kıra kıra laçka yaptılar.

Ne şucuyum ne bucu... Bizim çocuklarımız 15 yaşına geldi memleket için iki laf edemiyoruz.

Gerçek kardeşliği, tam bağımsızlığı, özgürlüğü konuşacağız sıra bize gelmedi. Gelemiyor...

Ve ülkenin geldiği hale bakın.

Cari açığı konuşan yok. Vallahi billahi bittik... Vallahi billahi çok kötü olacağız. Gören duyan anlayan yok...

Bir türban, bir demokrasi, bir laiklik...

Ben dürüst adam istiyorum kardeşim.

O kanun maddesi ıyllardır orada. O yüksek yargıçlar da vatan haini değil.

Ülke bu kafalarla çok ama çok tehlikeli bir yere gidiyor...

Ne olacakmışğ

AKP ve DTP kapatılacak-mış!

Gül Köşk’ten indirilecek-miş!

Asla inanmıyorum...

Cumhuriyet bir kez daha derin krizde...

Yukarıda filler tepişiyor.

Sokak tam anlamıyla karşı karşıya.

Demokrasi, Laiklik, Özgürlük kelimeleri havada uçuşuyor...

İddia ediyorum bu krizi bu kez bu kadar rahat atlatamayacağız.

Ne Menderes, ne 12 Eılül...

Korkarım kılıç bu kez yukarıdan aşağı değil, aşağıdan yukarı sallanacak.


serdar akinan-akşaam-17.03.2008
vaktiyle bir atsız varmış varolsun...
Alıntı ile CevaplaQuote







Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Bir köşe yazısı:Problemin Çevresinde Dans Etmeyin onty170 6 2,990 25-08-2008 14:23
Son Yorum: srose51

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi

Konu Anahtar Kelimeler: Matematik bir köşe yazısı..., bir köşe yazısı... ödevi, bir köşe yazısı... ödev, bir köşe yazısı... yardım, bir köşe yazısı... eğitimi, bir köşe yazısı... 2010, bir köşe yazısı... 2011, bir köşe yazısı... 2009, bir köşe yazısı... dersleri, bir köşe yazısı... çıktı, bir köşe yazısı... formül, bir köşe yazısı... videoları, bir köşe yazısı... video, bir köşe yazısı... öğretimi, bir köşe yazısı... eğitimi, bir köşe yazısı... sonuçları, bir köşe yazısı... matametik ödevi