Birûni
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
 


Çevrimdışı b-a-r-ı-ş
algebra
*****
 Yorum Sayısı: 786

 Katılım: KONYA

 Durumu: algebra

 Üyelik: Jan 2008

 Branş: Cebir

26
Bu konu en son: 23-10-2009 Tarihinde, Saat: 21:03 düzenlenmiştir. Düzenleyen: Eucleides
Ünlü İslam bilginlerinden biridir. Ayrıca ünlü Türk bilginlerindendir.Tam adı Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el-Birûni'dir. Batı dillerinde adı Alberuni veya Aliboran olarak geçer. Gökbilim,matematik,doğa bilimleri,coğrafya ve tarih alanındaki çalışmalarıyla tanınır. Yaşamı üstüne ayrıntılı bilgi yoktur.
Birûni 4 eylül 973'te Harezm'de doğdu. Birûni,Harezm sarayında astronomi ve matematik öğrendi. Harezmdeki kargaşalıklar yüzünden bir süre İran'da kaldı. Ardından Ziyariler hükümdarı Kabus bin Vaşmgirin sarayına girdi. Bir tür tarih yapıtı olan el-Âsârü'l-Bakiye'yi (Geride Kalan Yüzyıllar) orada yazarak sultana sundu. Harezm'e döndükten sonra,Sultan Memun bin el-Memun'un sarayında İbn-i Sina, İbn Miskeveyh, Ebu Nasr gibi bilginlerle birlikte çalıştı.Gazneli Mahmud'un Harezm ülkesini fethetmesinden sonra Gazne kentine yerleşti. Gazneli sarayında büyük saygı gördü. Son yıllarını Gazne'de geçirdi ve burada öldü.
Birûni değişik alanlarda pek çok kitap yazmıştır. Nihayatü'l-Emâkin (Mekanların Sonları) adlı yapıtı coğrafyadan, jeoloji ve jeodeziye (yeryüzü düzlemini ölçme bilgisi) kadar bir dizi konudaki yazılarını içerir. Sultan Mesud'a sunduğu el-Kanunü'l-Mesudi Birûni'nin astronomi alanındaki en önemli yapıtıdır. Bilim tarihçilerine göre Birûni,Kopernik'le başlayan çağdaş astronominin temellerini atmıştır. Batlamyus ve Aristotales'in kuramlarına karşı çıkarak dünyanın durağan değil, dönen bir kütle olduğunu ileri sürmüştür. Kitabül-Camahir fi Marifeti'l-Cevahir (Cevherlerin Özellikleri Üstüne) adlı yapıtında 23 katı cismin ve 6 sıvının özgül ağırlıklarını bugünkü değerlerine çok yakın olarak saptamıştır.
Biruni bilim ve felsefe alanındaki çalışma ve araştırmalarında büyük ölçüde İslam Düşüncesinin etkisinde kalmıştır. Evrenin "öncesiz" olmadığını, bir Tanrı'nın varlığına gereksinimi olduğunu ileri sürmüştür. Birûni bu savı ile evrenin "öncesiz" olduğu düşüncesini savunan İbn-i Sina'dan ayrılır. Batı'da Aliboron Adıyla bilinen Birûni'nin yapıtları birçok Batı diline çevrilmiştir.
bilgiyi uygularsanız büyürsünüz,paylaşırsanız efsane
olursunuz...
Yusuf Has Hacip (Kutadgu Bilig)
Tüm Mesajlarına BakAra
Alıntı ile CevaplaQuote
Çevrimdışı Mert_07
Mc Profesör
****
 Yorum Sayısı: 456

 Katılım: ADANA

 Durumu: Mc Profesör

 Üyelik: Jul 2009

 Branş: Matematik

3
Paylaşımın için teşekkürler.
I will be a Police,Just Matematik
Alıntı ile CevaplaQuote
Çevrimdışı Eucleides
Mc Kurucu
********
 Yorum Sayısı: 2,793

 Katılım: ÇORUM

 Durumu: Mc Kurucu

 Üyelik: Feb 2009

 Branş: Matematik

79
Bu konu en son: 23-10-2009 Tarihinde, Saat: 21:11 düzenlenmiştir. Düzenleyen: Eucleides
[Resim: biruni_1.jpg]

4 Eylül 973'te Harezm'de doğdu. Harezm Afriğî hükümdarları sülalesinden olan matematikçi ve astronom Ebu Nasr Mansur’un korumasında küçük yaşta Kas'taki (Ket) Harezm sarayına girdi. Birûni, Harezm sarayında astronomi ve matematik öğrendi. Başkenti Gürgenç olan Memunîlerin hükümdarı Ebu Abbas Memun'un 995 yılında Kas kenti üzerine yürüyerek Sultan Ebu Abdullah Muhammed'i öldürüp Harzemşah ünvanını alması üzerine Birûni, Tahran yakınlarındaki Rey kentine sığındı. Bir süre sonra da Hazar Denizi'nin güneyindeki Cürcan kentine yerleşti.
Bu dönemde Birûni, Ziyarî hükümdarı Kâbus bin Vaşmgîr’in sarayına girdi. Bir tür tarih yapıtı olan El-Asaru'l-Bakiye ani'l-Kuruni'l-Haliye'yi (Telaffuz: Ketāb al-āṯār al-bāqīa ‘an al-qorūn al-ḵālīa; Türkçe: Geride Kalan Yüzyıllar) orada yazarak sultana sundu. Memun'dan sonra Harezm sultanı olan oğlu Ali bin Memun tarafından 1009 yılında Gürgenç'e çağrılan Birûni, sarayda İbn Sina, İbn Miskeveyh, Ebu Nasr Mansur gibi bilginlerle birlikte çalıştı. Ali bin Memun'un ölümü üzerine başa geçen kardeşi II. Memun, bilginlere önem veriyordu.
1017 yılında Türk hükümdar Gazneli Mahmut'un Gürgenç'i alarak Memunî Hanedanlığı'na son vermesiyle beraber Birûni, Gazne'ye götürülerek Gazneli Mahmut ile çalışmaya başladı. Bunu izleyen on yıl içinde astronomi ve matematik çalışmalarının doruğuna erişti. Bu tutsaklığı sırasında, anayurtlarından sürülmüş ve tutsak olan Hintli bilginlerle tanıştı. Birçok dilde ilmi çeviriler yaptı.
Gazneli sarayında büyük saygı gören Birûni, hayatının sonuna kadar Gazne sarayında kaldı. Yine Gazneli Mahmut'un oğlu Sultan Mesut ve torunu Sultan Mevdud döneminde değer gördü. Son yıllarını Gazne'de geçirdi ve burada 1048 yılında öldü.
Birûni hakkında yakın zamanlarda birçok çalışma yapılarak, yeni bilgiler edinilmiştir. Birûni’nin Tahdidu Nihayâti'l-Emâkin adını taşıyan ve Zeki Velidi Togan tarafından bilim dünyasına tanıtılan eserine göre, adının Beyrûnî olarak okunması gerektiği anlaşılmıştır. Yine bu araştırmalarda Birûni'nin anadili, kökeni ve ölüm tarihi hakkında daha kesin bilgiler elde edilmiştir.

[Resim: 180px-Bir%C3%BBni_heykeli_-_%C4%B0ran.jpg]
Tahran, Lale Parkı'ndaki Biruni heykeli.

Sıklıkla Arapça ve bazen de Farsça eser veren Birûni, Kitabu's-Saydane adlı eserinin önsözünde anadilinin bilimsel çalışmalar için yetersiz kaldığını, Arapça ve Farsça'yı sonradan öğrendiğini ve bu iki dili kullanmakta güçlük çektiğini belirtmektedir. O dönemde Birûni'nin yaşadığı yörede hakim olan Harezmce'nin de Farsça'nın bir lehçesi olduğu ve Birûni'nin kullandığı Türkçe sözcüklerdeki düzen göz önünde bulundurulduğunda Birûni'nin anadilinin Türkçe olabileceği sonucu ortaya çıkmaktadır. Aynı şekilde Birûni'nin Arap veya Fars kökenli olduğunu savunanların karşısında, onun Türk olabileceğini düşünen çalışmacıların sayısı çok fazladır.
Yine Kitabu's Saydane'de yaşının ay takvimine göre seksenden fazla olduğunu söyleyen Birûni'nin buradan sanıldığı gibi 1048'de ölmemiş olduğu sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Çeşitli tahminler birleştirildiğinde Birûni’nin ölüm yılının yaklaşık 1051 olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.
El Birûni, astronomi üzerine yaptığı en iyi çalışmayı Gazneli Mahmut'un oğlu Mesut'a sundu. Sultan Mesut da bunun üzerine kendisine bir fil yükü gümüşü hediye edince, "Bu armağan beni baştan çıkarır, bilimden uzaklaştırır." diyerek bu hediyeyi geri çevirdi. Aslında Birûni eczacılıkta uygulamalı eğitime, kitaplardan çok daha fazla önem vermiştir. Birûni, elle tutarak ve gözlemleyerek veri toplamanın insana, kitaptan okumaktan çok daha fazla yarar sağladığına inanmış ve bunu uygulamıştır. Gerçek bir bilim anlayışına sahip olan Birûni, ırk kavramına da önem vermezdi. Başka bir halkın ileri kültüründen derin bir saygıyla söz ederdi. Aynı şekilde dinler ve düşünceler konusundaki anlatımı sırasında o dinler hakkında itiraz veya eleştiride bulunmadığı gibi, o dindeki deyimleri aynen kullanmasıyla da dikkat çekmektedir. Sanskrit dilinden Arapça'ya çevirdiği Potancali adlı kitabının önsözünde "İnsanların düşünceleri türlü türlüdür, dünyadaki gelişmişlik ve esenlik de bu farklılığa dayanır." şeklinde yazmıştır

Çok yönlü bir bilim adamı olan El Birûni, ilk öğrenimini Yunan bir bilginden aldı. Tanınmış ve seçkin bir aileden gelen Harezmli matematikçi ve gökbilimci Ebu Nasr Mansur tarafından kollanan El Birûni, ilk çalışmalarını bu alimin yanında yaptı. İlk eseri, "Asar-ül-Bakiye"dir.
El-Birûni’nin eserlerinin sayısı yüz seksen civarındadır. Yetmiş adet astronomi ve yirmi adet de matematik kitabı bulunmaktadır. Tıp, biyoloji, bitkiler, madenler, hayvanlar ve yararlı otlar üzerinde bir dizin oluşturmuştur. Ancak bu eserlerden sadece yirmi yedisi günümüze kadar gelebilmiştir. Özellikle Birûni'nin eserlerinin Ortaçağ'da Latince'ye çevrilmemiş olması, kitaplarının ağır bir dille yazılmış olmasının bir sonucudur. Ancak Birûni kendisinin de dediği gibi, yapıtlarını sıradan insanlar için değil bilginler için yazmaktaydı.

[Resim: 180px-Lunar_eclipse_al-Biruni.jpg]
El-Birûni'nin Ay'ın farklı durumlarını gösteren modellemesi.

Yine Harezmi "Zîci'nin Temelleri" adlı yapıtının 12. yüzyılda Abraham ben Ezra tarafından İbranice'ye çevrildiği bilinmektedir. Batı'nın Birûni ilgisi ise 1870'lerde başladı. O günden bugüne Birûni eserlerinin bazılarının tamamı veya bir kısmı Almanca ve İngilizce'ye çevrildi.
Mektuplarından, Birûni'nin Aristo'yu bildiği anlaşılır. İbn Sina gibi önemli bilginlerle beraber çalışan Birûni, Hindistan'a birçok kez gitti. Bu nedenle Hindistan'ı konu alan bir kitap yazdı. Onun bu kitabı birkaç dile çevrildi. Birûni’nin bir tane de romanı vardır.

Matematik
Birûni'nin matematikçi yönü, en çok bilinen yönüdür. Yaşadığı yüzyılın en büyük matematikçisi olan Birûni, trigonometrik fonksiyonlarda yarıçapın bir birim olarak kabul edilmesini öneren ilk matematikçidir. Sinüs, kosinüs gibi fonksiyonların bir oran, yani sayı olduğunu savunan Birûni'nin, trigonometriye en büyük katkısı ise kendinden önce kullanılan sinüs ve kosinüs gibi fonksiyonlara sekant, kosekant ve kotanjant fonksiyonlarını ilave etmesidir. Birûni’nin bu yönü batı dünyası tarafından ancak iki asır sonra keşfedilip kullanılabilmiştir. Öte yandan Birûni’nin, yeryüzünde yükseltisi bilinen bir noktadan ufuk alçalması açısının ölçülmesi yoluyla merdiven yayı uzunluğunu hesaplaması da geometri açısından önemli bir çalışmasıdır. Merdiven yayı uzunluğunun ilk kez Birûni tarafından bu yöntemle bulunması yaygın bir kanıdır. Ancak Birûni bu yöntemi başka bir bilginden aldığını belirtmiştir.

Astronomi
Birûni'nin astronomi alanında yaptığı çalışmaların başında Sultan Mesut'a 1030'da sunduğu "Mesudî fi'l Heyeti ve'n-Nücum" adlı yapıtı gelmektedir. Bu yapıt günümüze gelmiş olup bu konuda yaptığı çalışmalarının bir kısmı kayıptır. Kanun adlı eserinde Aristo ve Batlamyus'un görüşlerini tartışma konusu yaparak Dünya'nın kendi ekseninde dönüyor olma olasılığı üzerinde durması bilim tarihi açısından önemlidir. Ancak bu konuda kesin bir sonuca varamadığı varsayılan Birûni'nin günümüze değin bu konuda bir eseri ulaşmamıştır.
"Nihâyâtü'l-Emâkin" (Türkçe: Mekânların Sonları) adlı yapıtı, coğrafyadan, jeoloji ve jeodeziye (yeryüzü düzlemini ölçme bilgisi) kadar bir dizi konudaki yazılarını içerir. Sultan Mesut'a sunduğu "el-Kanunü'l-Mesudi", Birûni’nin astronomi alanındaki en önemli yapıtıdır. Bilim tarihçilerine göre Birûni, Kopernik'le başlayan çağdaş astronominin temellerini atmıştır.

Coğrafya
Coğrafya alanında ise tutulum düzleminin gök ekvatoruna göre eğikliğini de (tutulum eğikliği) Kas, Gürgenç ve Gazne'de yaptığı çeşitli hesaplamalarla aslına çok yakın değerlerde bulmuştur. Ayrıca birçok enlemi ve boylamı hesaplayabilmiştir. Boylamın belirlenmesi enleminkine nazaran daha zor olduğundan Birûni, iki nokta arasındaki boylam farkını enleme ve aradaki toplam uzaklığa dayanan bir formülle hesaplama yoluna gitmiştir. Ölçme ve gözlemlerinde hata payını en aza indirgemek için uğraşmıştır. Bunun yanında gözlem aletlerinin boyutunu büyütmek yerine onları çapraz çizgilere bölmeleyerek duyarlılığı arttıracağını keşfederek verniye ilkesinin temellerini atmıştır. Aşağıda ekliptik eğimin değerini bulan bazı bilim adamlarının ortaya attığı sayı değerleri bulunmaktadır:
Linkleri görebilmek için üye olmanız yada giriş yapmanız gerekmektedir. Üye olmak için Tıklayınız.....
Linkleri görebilmek için üye olmanız yada giriş yapmanız gerekmektedir. Üye olmak için Tıklayınız.....
Tüm Mesajlarına BakAra
Alıntı ile CevaplaQuote







Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi

Konu Anahtar Kelimeler: Matematik Birûni, Birûni ödevi, Birûni ödev, Birûni yardım, Birûni eğitimi, Birûni 2010, Birûni 2011, Birûni 2009, Birûni dersleri, Birûni çıktı, Birûni formül, Birûni videoları, Birûni video, Birûni öğretimi, Birûni eğitimi, Birûni sonuçları, Birûni matametik ödevi