Cevapla  Konu Gönder 


ilginc matematik
Yazar Mesaj
est
Mc Rektör
******


Mesajlar: 569
Grup Mc Üye
Katılım: May 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 6
Mesaj: #1
ilginc matematik

İLGİNÇ MATEMATİK Matematiğin yaşama uygulanması (ya da yaş***ın matematiğe uyarlanması) bazen ilginç görünebilir. Oysa ilgisiz görünen durumlarda bile matematik hayatın içindedir. Sadece yanlış işlem yapılmış veya yanlış yöntem uygulanmıştır.
Aşağıdaki gibi yazıları gönderebilirsiniz.
BİLGİ VE PARA ARASINDAKİ DENKLEM SORU: Neden ilkokulu zor bitirmiş bazı işadamları, ünlü profesörlerden fazla para kazanırlar?
Bakın nasıl olduğunu açıklayayım:
Birinci hüküm: Bilgi, güç`tür.
İkinci hüküm: Zaman, para`dır.
Şimdi bu iki hükme itirazınız var mı?
YOK
O zaman devam... Fizik biliminden biliniyor ki:
Güç = İş / Zaman
Bilgi = Güçtür (birinci hükme göre)
Zaman = Para (ikinci hükme göre)
Bunları denklemde yerine koyalım;
Bilgi = İş / Para olur.
Buradan parayı çekersek:
Para = İş / Bilgi
Bu formülde bilgi sıfıra yaklaşırsa para sonsuza doğru gider.
SONUÇ:
Sonuç 1:
Ne kadar az bilirsen o kadar çok kazanırsın ya da;
sabit bir para, bir maaş alabilmek için, bilgin ne kadar fazlaysa, o kadar fazla iş yapman gerekir.
Sonuç 2: Boşuna okumuşuz.... :-)
*
Ali'nin karşılığı ----->
Burada Sonuç 2'ye kesin doğru olmadığı konusunda itiraz ediyorum ve hatta kesin doğru olması, yani Bilgi'nin 0'a gitmesi durumunda Para'nın da sıfır olacağını iddia ediyor ve bunu ispatlıyorum. Yani Para'nın var olabilmesi için Bilgi belli bir değerin altında olmamalı. Bu ispatı yine bu denklemlerin oluşturduğu alegoriye dayanarak yapacağım. Ve bir alegorik morfolojide bile belirli bir mantık yapısı olduğunu göstereceğim. Smile
Ek bilgi:
Bildiğimiz gibi Vakit nakittir (üçüncü hüküm). Buna göre;
Güç = İş / Zaman => Güç = İş / Nakit (Öte yandan bu denklem paran çoksa güçlük çekmezsin diyor.)
İş = Güç * Nakit
Para = Güç * Nakit / Bilgi bulunur. Nakit = Para olduğuna göre;
Para = Güç * Para / Bilgi`dir. Güç = Bilgi olduğuna göre;
Para = Bilgi * Para / Bilgi
Eğer Sonuç 2'de iddia edildiği gibi Bilgi sıfır olursa bu denklemde 0/0 belirsizliği oluşur. Bilgi sıfırdan farklıysa Bilgi'ler sadeleşir. Buna göre Bilgi sıfırdan farklıysa Para'ya etkisi yoktur ancak Bilgi sıfır olmamak zorundadır.
Sonuç 3: Sıfır bilgi Para'yı sağlamaz. Bilgi sıfırdan büyük olmalıdır.
Zamane Aşkları İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nin İşletme Matematiği kitabından gerçek bir alıntıdır.
Kitap adı: İşletme Matematiği
Yazar: Prof. Dr. Müh. Yılmaz Tulunay Sayfa: 173 Soru: 5
Soru: Amerika'ya lisansüstü çalışmalar yapmak üzere giden Mehmet, iki kız arkadaş edinmiştir. Bunlar Mary ve Nancy'dir. Mehmet'in deneyimlerine göre;

  • Mary olgun bir kızdır ve klasiklerden zevk almaktadır. Böyle bir yerde onunla 3 saat birlikte olmak 12 dolara mal olmaktadır. Diğer taraftan Nancy daha çok popüler eğlenceleri yeğlemektedir. Onunla böyle bir yerde 3 saat birlikte olmanın maliyeti de 8 dolardır.
  • Mehmet'in bütçesi gönül islerine ancak ayda 48 dolar ayırmasına olanak vermektedir. Ayrıca, derslerinin ve çalışma koşullarının ağır oluşundan dolayı, kız arkadaşlarına en fazla ayda 18 saatlik süre ve 40.000 kalorilik enerji ayırabilmektedir.
  • Mary ile her buluşmasında 5.000 kalori enerji harcayan Mehmet, Nancy için bunun iki katını harcamaktadir. Eger Mehmet'in Mary ile buluşmaktan beklediği mutluluğu 6 birim ve Nancy ile buluşmaktan beklediği mutluluğun da 5 birim olduğunu biliyorsak, mutluluğunu maksimize etmek isteyen Mehmet'in sosyal yaş***ını nasıl planlaması gerekecektir?
Grafik ve cebirsel yoldan bulunuz.
Bilimsel Güzin Abla
İzmirden M.T. soruyor:
Hocam, ben 38 yaşında, kimya öğretmeni bir genç bayanım. Üç ay kadar önce kısmetim açıldı ve iyi niyetli bir gençle tanıştım. Geçen hafta da nişanlandık. Mutluluktan uçuyordum ki dün laboratuarda korkunç bir şey keşfettim. Nişanlımın bana aldığı yüzüğü denemek için cıvaya attım, ve maalesef yüzdü. Halbuki saf altının özgül ağırlığı cıvanınkinden fazla, batması gerekirdi. Demek bana aldığı yüzük saf altın değil, öyleyse sevgisi de saf olamaz. Şimdi ben bu cıvayı nişanlımın yemeğine koyup bu işi bitirmeyi düşünüyorum, ne dersiniz?
Prof. Çakanyıldız'ın cevabı:
Arşimet'in hayatına her yönüyle vakıf olduğunuz anlaşılıyor. Yalnız yüzey gerilimini hesaba katmamışsınız, cıvanın yüzey gerilimi suyunkinden çok daha fazladır, böylece kendinden ağır cisimleri de kaldırabilir, çünkü o cisim batarken ortaya çıkartacağı yüzey için harcaması gereken enerji, kendi potansiyel enerjisinden fazla olabilir. Ayrıca cıvanın saf olmama ihtimali de var, o yüzden ani kararlar vermeyin derim.
Bilimsel Güzin Abla Soru: Hocam ben 22 yaşında bir ev kızıyım. İyi de bir kısmetim çıktı, evlenmeyi düşünüyorum. Yalnız aklıma takılan birşey var, belki biraz daha beklersem, karşıma daha iyi bir kısmet çıkacak. Bu konuda beni aydınlatırsanız sevinirim.
Prof. Çakanyıldız:
Bu oldukça komplike bir problem. Genç kızlık döneminizde toplam kaç kısmetiniz çıkacağı da en önemli değişken. Diyelim ki çeşitli faktörleri gözönüne alarak size (eğer hepsini reddederseniz) n ayrı kişinin talip olacağını farzedelim. Bu durumda, ilk talibinizin en iyisi olma ihtimali 1/n'dir, o yüzden ilk isteyene gitmeyin derim. İlk isteyeni reddeder, ondan sonra da ondan daha iyisini beklerseniz, çok büyük bir ihtimalle (n-1/n) daha iyi bir seçim yapmiş olursunuz. Problemin tam çözümü ise Lagrange-Teukolsky denklemlerinin discrete çözümünü gerektiriyor, o da bugün bilinen tekniklerle maalesef imkansız. Bilimsel gelişmeler inanıyoruz ki yakın bir gelecekte bu toplumsal yaraya da çare olacaktır. Şimdilik özel durumlar için bilgisayarda yaptığım simulasyonlardan elde edilen bir rule of thumb söyleyebilirim, ilk üçte biri reddet, sonra gelenler içinde reddedilenlerin hepsinden iyi olanı kabul et. Birçok genç kızımızın zaten içgüdüsel olarak buna benzer bir metod kullanması insan beyninin processing gücü hakkında düşündürücü.
Ali'nin yorumu:
Soru 2'nin cevabındaki istatistik yöntemle ilgili olarak gerçeğe yakın bir yaklaşım gösterilmiş. Sonuç odur ki; bu problemin bir çözümü olmadığına göre; veriler yetersiz ya da değişken bağımsızlar çok sayıdadır. Bu da sosyolojik olguların genellikle belirsizlikler içermesine neden olur, felsefe gibi. İçerdiği belirsizlikler ve mantıksız yaklaşımlar ayrıca mantıksız yaklaşımlara yol açan belirsizliklerin çok olması ve düzensiz düşüncelerin sere serpe serilebileceği bu nedenle de bu düzensiz düşüncelerin tutarlı olduğu sanrısını veren bir alan olması nedeniyle genellikle akıldışı olgularla sonuçlanan ve birçok saçmalığını kanıtladığım beni iğrendiren bu dalı bu yüzlerden seçmemiştim. Matematik kesinliktir; felsefenin idesi; ereğidir zaten. Bu nedenle felsefe gereksiz bir çalışma alanıdır; çünkü -tekrar- zaten matematik felsefenin ereğidir. Bu nedenle felsefeyi sığ ve yetersiz mantığın (=mantıksızlığın =çelişkilerin) oyun alanı olarak görüyorum.
Bu sonucun gülünç hatta trajikomik tarafı bu ifadeleri felsefecilerle tartıştığımda -ki ciddi olarak bu alanda çalışanlar, veya felsefeyi ciddi bir alan zannedenler diyelim- bu düşüne ait alt kavramların derinlik ve birbiri ile bağlantılarını genellikle görecek kapasiteden yoksun olduklarından cahilin herşeyi bildiğini sanması gibi bir durumla karşılaşıyorsunuz.
Felsefe ile matematiğin çalışma yöntemini şu örnekle açıklayabiliriz:
Biliyorsunuz Patriot Füzesavar Sistemi (pfs) uzun menzilli Scud füzelerini havadayken imha etme için tasarlandı. Bu sistemde bir bilgisayar iki farklı noktadan gelen füzenin rotasını, yüksekliğini, hızını, kısa tn saniye aralıklarla ölçer, ve yine tn saniyelerde test eder ve karşı füzeyi yönlendirerek ateşler. Matematiksel açıdan yoğun diferansiyel denklemlerin kullanıldığı son derece karmaşık bir konudur. Matematik ve teknik açıdan nasıl çalıştığı sadece ABD'nin bildiği askeri bir sırdır. Bu kısa bilgiden sonra örneği ilerletiyorum:
PFS için en önemli parçanın konum belirleme sistemi ve matematik denklemleri olduğunu anladınız. Bir matematikçi için kesinlik önemlidir. Böyle bir sistemde de kesinlik gereklidir. İkisinin evliliğinden harika bir savunma sistemi doğmuştur.
PFS'nin kendi karar verme sistemlerinin olmadığını varsayarsak, bu konuda Matematikçi, Felsefeci düşünce farklılığı şöyle;
Matematikçiler böyle bir durumda; atışın kesin olması gerektiğini bilirler, hesaplamaları yaparlar ve tüm füzeleri havada vurarak ülkelerine hiçbir zarar verdirmezler.
Felsefeciler ise; tek bir füzeyi durdurmak için doğru olduğunu umdukları olası rotası üzerine gözkararı noktalar belirleyip olabildiğince çok savunma füzesi, Patriot fırlatırlar. Sonuçta; füzeyi vurabilirler, büyük bir parti verip, felsefenin üstünlüklerinden insanlığa açtığı çığırlardan bahsederler, ancak tüm füzeleri harcadıkları için arkadan gelen diğerlerini izlemekle yetinirler. Ve evet yeni bir çığır daha açmışlardır, muhteşem zaferlerinin partisinde hala ne kadar gerekli olduklarını anlatarak Smile)
Felsefenin devri çoktan kapanmıştır. Bu yüzyıldan başlayarak felsefe dahil artık gereksizliklerin sistemden kaldırılmasını rica ediyorum. Smile
Ali Eskici


.......
06-08-2007 09:49
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla  Konu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Sürümü Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Bu Konuyu Favorilerime Ekle

Forumlar Arası Geçişi

eXTReMe Tracker
Matematikcafe.net sitesi istatistik amaçlı server logları dışında kişisel bilgilerinizi elde etmez veya barındırmaz.Ancak sitede mevcut bulunan reklam yayınları aracılığıyla, reklam verilerinin toplanması için cookie ve web beacon kullanılıyor olabilir. Bu tamamen sizin izninizle gerçekleşiyor olup, isteğiniz dahilinde internet tarayıcınızın ayarlarını değiştirerek bunu engellemeniz mümkündür.