YGS-LYS ve Bakış Açısı

ÖSYM tarafından YGS uygulama tarihi daha önce duyurulan uygulama tarihinden iki hafta öne alındır. Üniversiteye yerleşme hedefi olan öğrenciler planlarını tekrar gözden geçirecekler. Sınavlarda başarıya ulaşmak, hedefi yakalamak bazen önümüzdeki süreci nasıl algıladığımızla ilgilidir. Eğer sınavın ne anlam içerdiğini bilinirse hedefe ulaşmak daha kolay olacaktır.
“Sınavlar” bizim için ne anlam ifade ediyor? Bizde hangi duygu ve düşüncelerin oluşmasına neden oluyor? Bu sorulara vereceğiniz cevaplar sınav sürecinde başarıya ulaşmada oldukça belirleyici olacaktır. Çünkü sınava nasıl bir anlam yüklüyorsak, hazırlık süreci içinde sınavla ilgili yaşadıklarımıza vereceğimiz tepkiler de bu yönde olacaktır.
Sınavın bizde oluşturduğu etki, ya amaçlarımıza ulaşmamızda bir araç olacak ya da sevmediğimiz, kızgınlıkla, kaygıyla baş etmeye çalıştığımız bir amaç haline gelecektir. İşte başarı da belirleyici olan bu bakış açısıdır. Başarı veya başarısızlıklarımızın altında kendimizi gerçekten sınava nasıl hazırlanacağımızı bilememek yatmaktadır.
Sınav sürecinde iki düşünce yapısı ağır basar. Bunlar;
1.Sınava hazırlıkta kontrol elimizdedir;
Bu düşünce yapısında olayları belirleyen ve kontrol eden biz oluruz. Bu gruptaki öğrenciler, ne istediklerini bilirler, azimli ve kararlıdırlar. Zamanı ve kendilerini yönetme konusunda iç disiplinleri gelişmiştir. Sürekli ve etkili çalışma alışkanlığına sahiptirler. Moralleri bozulsa da düzeltmesini bilirler. Başarısızlık karşısında basit gerekçelere sığınmazlar. Çalışmaktan zevk alırlar. Kendi çalışma programlarını kendileri hazırlarlar. Yani öğrenmeyi öğrenirler. Proaktiftirler.
2.Sınava hazırlıkta kontrol elimizde değildir;
Bu düşünce yapısındaki insanlar, yapılması gerekenleri bilirler ancak bir türlü uygulamaya geçemezler. Özgüvenleri eksiktir. Sürekli endişe içindedirler, süreci kontrol edemezler, dikkatlerini toplayamazlar. Yeteri kadar azimli değillerdir. Başarısızlıkları mantıksız gerekçelere bağlarlar. Çalışma alışkanlıkları oluşmamıştır. Yani reaktiftirler.
Şimdi siz hangi grupta yer alıyorsunuz? Birinci gurupta iseniz çalışmaya devam edin. Gayet iyi yoldasınız. Eğer ikinci grupta iseniz, size birtakım önerilerimiz var. Hep birlikte şunlar yapılabilir.
· Lütfen nasıl bir sınava hazırlandığınızı öğrenin. Hazırlandığınız sınavın teknik (sınavın yapısı, soru dağılımı) ve psikolojik hazırlık (motivasyon düzeyini yüksek tutma – dikkati ve konsantrasyonu sağlama – kaygıyı kontrol etme – sağlıklı bir mesleki karar süreci geçirme) boyutu olduğunu unutmayın.
· Hedeflerinizi belirleyin. Belirlediyseniz realize edin.
· Zamanınızı iyi değerlendirin. Hazırlayacağınız programda ders ve sosyal hayat ile dengeli olsun..
· Başarıya odaklı bir çalışma temposu oluşturun.
· YGS ve LYS sürecinde çok değil verimli çalışmanın önemini unutmayın.
· Sınav sonuçlarınızı sağlıklı bir şekilde değerlendirin ve sizi bir adım daha ileriye götürecek stratejiler belirleyin.

Faruk Ardıç
Fem Dershaneleri Rehberlik Servisi

Sınavlarda Başarılı Olmanın Yolları

Sınavlar her şey olamasa da hayatımızın bir basamağı. Gerekli bilgi ve beceriye sahip olduktan sonra uygulanacak küçük stratejilerle daha çok net, daha fazla puan almak olası.
Bu uygulamalar başarıyı artıracaktır.

Bir bölüme başlamadan önce,
Başlayacağınız bölümü cevaplamadan önce birkaç saniyenizi 0 bölümün yer aldığı sayfaları hızla gözden geçirmede fayda vardır. Böyle bir işlem testin yapısı ve soru sayısındaki değişikliğe karşı uyanık olmanızı ve kendinizi değişikliklere karşı yeniden düzenlemenizi sağlayacaktır.

Hız ve isabet arasındaki denge,
Zaman kazanma düşüncesiyle çok hızlı çalışıp hata yapmak uygun değildir. Çünkü yanlış cevaplardan puan alınamaz, tam tersine puan kaybedilir. Diğer taraftan, aşırı dikkatli olarak her soru üzerinde fazla zaman harcamak da yeterli puanı toplamanızı engelleyecektir. En uygun olanı hız ile isabet arasında denge kurmaktır.

Sorularla inatlaşmama,
Sınav sorularının bölümlere göre getirileri aynı olmasına rağmen, zorluk düzeyleri aynı değildir. Herkesin yapabileceği basit nitelikte sorular olabileceği gibi, seçici sorular da olacaktır. Karşılaşılan soru üzerinde belirli bir süre geçtiği halde hala çözüme ulaşılamıyorsa fazla zaman kaybetmeden diğer soruya geçilmelidir. Unutmamak gerekir ki bu tür soruların puan değeri aynıdır. Önemli olan zor sorular çözmek değil, çok soru çözmektir. Fakat üzerinde zaman harcanması gerektiğini düşündüğünüz her soru atlanırsa, kısa bir süre sonra çok az soruyu cevaplandırmış olacak az bir düşünmeyle cevaplanabilecek sorular geçilmiş olacaktır.

Sınavda zaman ayarlama,
Uygulana sınavın diğer bir özelliği ise verilen zaman aralığında belli miktarda sorunun çözümüne ulaşılmış olunmasıdır. Yeni uygulamada öğrenciler yanında saat bulundurmayacak. Sadece ÖSYM tarafından sınıf ve salonlara asıl saatler kullanılacaktır. Gerçek sınava kadar biyolojik saatin işlevsel hale getirilmesi gerekir. Bu da ancak zaman karşı uygulanacak soru çözümleriyle kazanılabilecektir.

Kodlama stratejisi,
Puan getirici çalışmalar ancak soruları dikkatli okumak, doğru çözmek ve uygun biçimde kodlamakla mümkün olacaktır. Her soru için soru kitapçığından cevap kağıdına, cevap kağıdından soru kitapçığına gidip gelmek hem ciddi bir zaman kaybı hem de dikkat yoğunlaşmasını kesen bir engeldir. Yapılacak en uygun olanı kodlamanın grup halinde yapılmasıdır. Kodlama süreleri zihninizi dinlendirmek için kullanacağınız bir dinlenme aralığı olarak da kullanılabilir. Ayrıca soru çözerken geliştirilecek yeni bir kodlama sistemi bizlere zaman kazandıracaktır. Böyle bir sistem geliştirmenin yararı, doğru cevapları belirlemek, değiştirilen cevaplar, atlanılan soruları ve tekrar gözden geçirilmek istenen cevap ve sorular için farkındalık oluşturmasıdır.

Sınavların zekâ testi işlevi değil, sıralama işlevi vardır.
Bütün soruları doğru cevaplama beklentisi içinde olmak, kaygının oluşmasında en önemli faktördür. Gerek kolejlere, gerekse üniversitelere giriş sınavları öğrencilerin zekâ düzeyini ölçmeyi değil, onlar arasında bir sıralama yapmayı amaçlamaktadır. Bu sebeple giriş sınavlarındaki bütün soruları cevaplamayı beklentisinde olamamak gerekir.
Hayatınızın başarılarla dolu olması dileğiyle.

FARUK ARDIÇ
Fem Dershaneleri Rehberlik Servisi

Sınavlara Hazır mıyız?

Sınavlarda başarı bazen önümüzdeki sürece nasıl baktığımızla ilgilidir. Eğer gireceğimiz sınavların bizim için ne ifade ettiği iyi bir şekilde kavranırsa, hedefe ulaşmak için elimizde önemli bir ipucu olacaktır.
Sınavlar, bizim için ne ifade ediyor? Sınav olgusu bizde hangi duygu ve düşüncelerin oluşmasına neden oluyor? Bu sorulara vereceğiniz cevaplar sınav sürecinde başarıya ulaşmada oldukça belirleyici rol oynayacaktır. Çünkü biz sınava nasıl bir anlam yükleniyorsa, hazırlık süreci içinde sınavla ilgili yaşadıklarımıza vereceğimiz tepkilerde bu yönde olacaktır. Bu da elde edeceğimiz sonucu etkileyecektir.
Sınavın bizde oluşturduğu etki ölçüsünde, ya amaçlarımıza ulaşmamızda bir araç olacak ya da sevmediğimiz, kaygıyla baş etmeye çalıştığımız bir amaç haline gelecektir. İşte başarıda belirleyici olan bu bakış açısıdır. Başarı ve başarısızlıklarımızın altında bu bakış açıları ve kendimizi gerçekten sınava nasıl hazırlayacağımızı bilememek yatmaktadır.
Sınavlara hazırlık sürecinde iki düşünce yapısı ağır basar.
Bunlar;
1.Sınava hazırlıkta kontrol elimizdedir :
Bu düşünce yapısında isek olayları belirleyen ve kontrol eden biz oluruz. Bu gruptaki insanlar, ne istediklerini bilirler, çok azimli ve kararlıdırlar. Zamanı ve kendilerini yönetme konusunda iç disiplinleri gelişmiştir. Sürekli ve etkili çalışma alışkanlığına sahiptirler. Yani proaktiftirler
2.Sınava hazırlıkta kontrol bizde değildir:
Bu düşünce yapısındaki insanlar yapılması gerekenleri bilmekte ancak bir türlü uygulamaya geçememektedir. Şartların oluşturduğu durumlara karşı sürüklenirler. Kendilerine tam olarak güvenmezler, sürekli endişe içindedirler, süreci kontrol edemezler, dikkatlerini toplayamazlar, yeteri kadar azimli değillerdir ve çalışma alışkanlıkları oturmamıştır. Yani reaktiftirler
Başarıyı getiren ve engelleyen iki yaklaşımı ortaya koyduk.
Peki, sınava hazırlık sürecinde kontrolü elde tutabilmek için öncelikle ne yapmak gerekir?
Öncelikle nasıl bir sınava hazırlandığımızı bilinmesi gerekir. Hazırlandığımız sınavın teknik yapısı nasıl? Sınavda kaç soru gelecek, sorular hangi konulara yönelik olacak? Soruların zorluk dağılımı nasıl olacak?, hedefe ulaşabilmek için ortalama kaç net yapmam gerekecek? Bütün bunlar bizde sınava yönelik gerekli bilişsel farkındalık oluşturacak faktörlerdir.
Sınavlara bilişsel olarak hazırlıklı olmak; Sınavlarda başarılı olabilmem için gerekli bilgi donanımına sahip olmam gerekir. Bunun için de önce hedefim nedir, hedefime yönelik hangi derslere çalışmam gerekir, bilginin kalıcı olmasını nasıl sağlayabilirim, unutmayı nasıl azaltabilirim, bildiklerimi nasıl uygulayabilirim? Bütün bunların cevaplarına ulaşılması gerekir.
Sınava psikolojik olarak hazırlıklı olmak; isteklendirme düzeyini yüksek tutma, dikkati ve konsantrasyonu sağlama, kaygıyı kontrol etme gibi süreçler bizde duyuşsal farkındalık sağlayacaktır.
Sınav stratejilerini uygulamak, hangi testlerden başlamalıyım? Kodlamayı nasıl yapmalıyım, zamanı nasıl verimli kullanabilirim? Bütün bunlara denem sınavları uygulayarak ulaşabileceğimi bilmem gerekir.
Ve unutmayın ki; “Siz neye hazırsanız, o da sizin için hazırdır.”

Faruk Ardıç
Fem Dershaneleri Bölüm Başkanı

Başarıyla Çalışabilen Sonuçtan Endişe Duymaz

Çalışma düzenini, günlük çalışma sistematiğini oluşturmuş, ders çalışırken birçok farklı kaynaktan yararlanan, anlaşılacağı gibi, çalışmayı bir heyecan ve lezzet haline getirmiş olan bir öğrenci sınavların yaklaşıyor olmasından veya varlığından hiç endişe duymaz. Çünkü sınavlar onun başarısının açığa çıkması için bir yol olmaktadır.

Bununla birlikte düzenli ve istikrarlı çalışan öğrenciler sınavlar yaklaştıkça notlarını değişik aralıklarla tekrarlayarak sonuca daha rahat ulaşmayı hedefler. Bu konuda daha önceden yapmış olduğu hazırlıkların bereketinde istifade eder.

Buradan hareketle, ders çalışırken “bu bilgi daha sonra mutlaka işime arar”, “yine yeni bilgiler öğrendim”, “çok ilginç bilgiler” düşüncesinden hareketle ders çalışma isteğiyle masasının başına oturmalıdır.

Doğru çözdüğü her soru sizde bir heyecan uyarmalı, yeni öğrendiği konular bir mutluluk kaynağı olmalı bir istek ve arzu oluşturmalıdır.

Mutlu olmak ve heyecanlanmak yerine kendimizle kavgalı bir şekilde masaya oturmak öğrenmeye dönük ilk hamlemizi sıkıntılı hale sokmuş olur. Buradan verimli ders çalışma çıkmaz ve sağlıklı öğrenme oluşmaz. Şimdi sıkılabilirim, ayni zamanda yorulabilirim ancak sınavlarda başarılı olduğum zaman, tüm sıkıntılar gitmiş geriye lezzetleri kalmış olur. Bu bakış açısını aslında bir hayat felsefesi haline getirmemize de bir başlangıç yapmış olur.

Başarıya ulaşma yolarının sonucunda ulaşacağımız mutlulukları başlangıçta görmeye çalışmamız sizi daha istekli hale getirmiş olacaktır. Buradan hareketle bir oyun bir eğlence olarak görülmesi sınavlara hazırlığı farklı bir hale sokmuş olur.

Şu gerçeğin farkına varmış olmalıyız ki, en verimli öğrenme veya en az unutulan öğrenme, öğrenme aşamasında eğlenceli ve mutlu şekilde oluşan öğrenmelerdir. Öğrenme sürecindeki psikolojik dinginlik, öğrendiğimiz bilgileri daha az unutmamız sonucunu doğuracaktır. Öyle ki, sınavlara hazırlanırken mutlu olur ve işi eğlenceli hale getirirsek daha sağlıklı ve daha oturmuş bir karakter yapısına ulaşmış oluruz.

Çalışmak İçin İyi Bir Ortam Gerekli mi?

Ders çalışma yaptığımız ortam mutlaka ders verimine etkisi olduğunuzu unutmamalısınız. Bu ders çalışma esnasında mutlu olmanıza başarınız adına önemli bir durumdur.
Bu anlamda söylenecek en güzel söz, sessiz ve sakin bir ortam, masa başında oturularak değerlendirilmelidir. Kendiniz ait bir odanız varsa bunu sağlamanız daha kolay olacaktır. Bununla birlikte sizin odanız sadece kendinize ait değil ve kardeşinizle birlikte kullanıyorsanız, iyi bir iletişim sağlamak şarttır. İletişim problemleri yaşanması halinde önce aranızda çözmeyi olmaz ise, ebeveynlerinizden yardım istemelisiniz. Masa aydınlatması ve oda havalandırmasına dikkat etmelisiniz. Ders çalıştınız ortam ayni zamanda uyuduğunuz ortamsa yatağınıza mutlaka sırtınızı dönmelisiniz. Çünkü bir süre sonra yatakta uzanarak ders çalışma isteği oluşmaya, sonrasında da uyuya kalmaya dönüşmektedir. Buradan da anlaşılacağı gibi uzanarak ders çalışma verimli bir ders çalışma metodu değildir. Uzanıp kalırsınız.
Çalışma ortamınızda ilgiliniz dağıtacak değişik dokumanlar bulunmamalıdır. Sizin ders motivasyonunuzu olumsuz yönde etkileyecek tüm materyaller uzak tutulmalıdır. Aşırı uyarılmaya sebep olacak posterler kesinlikle zararlıdır.
Çalışma ortamınız kesinlikle sade bir yapıda olmalı, düzen ve tertibine dikkat edilmelidir. Oda sıcaklığı aşırı uçlarda olmamalıdır. Eğer fırsat buldukça odanızı havalandırırsanız çok iyi olacaktır. Ortamda ki oksijen miktarındaki azlık mutlaka uyku getirmektedir.
Televizyon seyrederek, radyo dinleyerek veya müzik dinleyerek verimli ders çalışıldığı görülmemiştir. Eğer aklımızın bir kenarında bu sıkıntılı durum var, dizeler sizi ekrana bağlamışsa bu sizin için iyi bir sürecin yaşanmadığını göstermektedir. Koltukta veya çokça rahat bir ortamda ders çalışma sonucu da uyku ile sonuçlandığı için sert veya az yumuşak ortamlarda ders çalışmaya dikkat etmeliyiz.

Motivasyon neden önemli?

Güdülenme(Motivasyon); öğrenmeye veya bir işi yapmaya hazır hale gelmek demektir. Ulaşmak isteği hedeflerin farkına varması ve bunlara ulaşmak için gayret göstermesi içinde harekete geçmesini de isteklendirme olarak değerlendire biliriz.
Değişik zamanlarda çalışmaya istekli olmadığımız durumlar olabilir. Bu durumlarda isteklendirme çok önemlidir. Bir türlü çalışma ortamına gelemiyor ve dersimizin başına oturamıyoruz. Bu durumu yaşamak sınavlara hazırlanan her öğrenci için olağandır.
Bununla birlikte, hele de bazı branşları çalışmakta oldukça güçlük çekmekteyiz. Bu durumdan kurtarmak için bir sihirli değnek olsa da bir veya bir şey bizi motive etse de ders çalışmaya başlasak denir.

Bu durumdaki sınava hazırlanana öğrencilerimize tavsiyemiz:
Motive olmuş olmak ders çalışmaya başlama olarak sonuçlanmış olabilir. Daha da önemlisi sanki ders çalışmaya başlamış olmak sizleri motive etmelidir. Bu asla göz ardı edilmemelidir. “Bitirmek için mutlaka başlamak gerekir” dense yeridir diye düşünüyorum.

Anlaşıldığı üzere başlamadan, hareketlenmeden önce güdülenmeyi beklemek sanki yanış oluyor. Çalışmaya başlayınız, masaya oturunuz motivasyon sanki ardından çok hızlı gelecektir. Konuları anlamaya başladığınızda, öğrenme ile sonuçlandığında o durumda daha istekli olduğunuzu göreceksiniz. İyi ki ders çalışmaya başlamışım ifadesi dilinize gelecektir. Öğrendikçe daha fazla öğrenmek, çalıştıkça daha fazla çalışmak isteği sizde uyaracaktır.

Sabırlı olunmalı, ayrıntıda boğulmamalı ki çalışmak için motive olunsun. Düzenli olmak, disiplinli olmak noktasında daha dikkatli olmanız gerekir. Sınav hazırlıklarınız hızla devam ederken çevrenizdeki insanların ders dışı tekliflerine karşı bir planınız olmalı, onları da kırmadan nerede hayır nerede evet diyeceğinizi bilmelisiniz.

Yeni konular öğrenme kolay bir uğraş değildir. Mutlaka bu süreçte sabır gerekir, dikkat gerekir, bu süreç bilinmelidir ki zahmetlidir. Hazırlıklı olmak gerekir. Uzun soluklu çalışmalar bir irade işidir ve bir inanç işidir. Uzun soluklu gerçekleştireceğine inandığı hedefler koymalı ve onları gerçekleştirmek için sıradan geçici zevk ve isteklerini öteleyebilmelidir.

Bir konuda motive olmak veya istekli hale gelmek için mutlaka aşağıdaki maddeler dikkatle ele alınmalıdır.
1. Kesinlikle bir başkasıyla kıyaslanmayı düşünmemelisiniz, bir kıyaslama durumu ortaya çıkacak olursa, bir önceki halinizle kıyas yapmanız daha uygun olacaktır.
2. Eğer bir problemle karşılaştığınızı düşünüyorsanız onu çözmeden geçmeyeceksiniz
3. Hedefsiz bir çalışma planlaması olmaz; kendinize bir hedef belirleyeceksiniz.
4. Yeni konular öğrenmenin zevkinin farkına varıp merakı sürekli zinde tutmanız gerekir.
5. Çalışmayı kâğıt ve kalemle içi içe yapmalı, not alma, özetleme, altını çizme veya bir başkasına anlatma-anlattırma yol ve yöntemleri tercih edilmelidir.
6. Bazen sizlerde farklı performans düzeyleri olabilir. Bu duruma takılmadan tekrar kendinizi istekli hale getirmenin yollarını aramalısınız.
Bunun sebebini irdeleyecek olursak; isteklendirme düzeyindeki yetersizlik halidir. Yani yeteri kadar motivasyona sahip değilsinizdir. Motive olduğunuz zaman daha heyecanlı ve istekli bir şekilde ders çalıştığınızın farkındasınızdır.
Bu sebepten dolayı öğrenmeye hazır hale gelme ve bu mesajları beynimize iletme, olumsuz mesajlardan geri durma öğrenme ve çalışmak için çok önemlidir. Dersin başına merakla, heyecanla ve aşk-u şevkle oturalım.
7. Kendinizi başarısız hissettiğiniz konularla alakalı olarak değişik sebepler üretmek doğru bir yol ve yöntem değildir. Eğer sınavlarda bu konuları da çözmeniz gerekiyor ve başarınızın anahtarlarından bir tanesi de bu konularsa üzerine gitmelisiniz.
8. Bir plan ve programınız oluştuğuna göre, mutlaka uyum içerisinde sınava kadar bu programı takip etmek en doğru yoldur.
9. Hayatın sosyal yanını ihmal de etmeden, sınavlara hazırlık ile sosyal hayat arasında mutlaka dengeyi bulmak zorundasınız.
10. Metafizik unsurları ihmal etmemeli kendinize dua ettiğiniz gibi birilerinin de size dua etmesini rica etmelisiniz.(Daha etkilisi bir başkasının sizin için ettiği duadır.)
Genellikle anne-babalar sınavlara hazırlanan öğrencilerde bir motivasyon eksikliği sezdikleri zaman öğrencilere ders çalışmaları konusunda bir baskı yapmaktadırlar. Bu durumda beklenen sonucun aksine durumlar ortaya çıkmakta ve öğrenciler ders çalışmamaktadır. Anne ve babaların şunu bilmeleri lazım ki ısrar ve baskı bir motivasyon aracı değildir.

Programlı çalışma gerekli mi?

Çok çalışarak başarılı olmaya yakalayacağınızı düşünebilirsiniz, bu yeterli değildir. Öncelikle planlı, programlı ve belli bir sistematik çerçevesinde çalışmalısınız. Bu anlamda uygulanması mümkün, sizinde inandığınız, kontrolü kolay ve hayatın tamamını kapsayan bir plan yapılmalıdır. Bu plan sosyal hayatta sizinle birlikteliği olan tüm bireyleri de içermelidir. Onlara rağmen plan yapmak delinmesi ve uygulanamaması sonucunu doğurur.
Bu planın içinde aile olmalı, arkadaş çevresi olmalı ve eğitim öğretimde merkez rolünde olmalı. Eğer merkezdeki sapmalar planlanamaz ise sonuçlar tahmin edilemez veya bir plandan bahsedilemez. Sürekli uyulamayan planlara yapan bir birey haline gelirsiniz. Planlı bir öğrenci planlı yaşayan bir ailede daha çok mümkündür.
Plan ve program sadece kafada kalmamalı, yazılı bir yerde kayıt altına alınmalıdır. Günlük yapılacak tüm faaliyetleri kapsıyor olmalıdır. Zaman ayar yerine olay veya iş ayarlı olmalıdır öncelikler. Ardında işler düzenli hale geldikçe zaman yönetimde ustalaşma denenmelidir. Bu sadece ders için değil hayatın tamamı için bir düzen halinin oluşması demektir. Buda başarılı limanlara yelken açtınız demektir. Yolunuza açık olsun…
Plan ve programda uygulamada başarı ödüllendirilmeli, başarısız olma durumlarında küçük mükâfattan mahrum bırakan cezalar uygulanmalıdır. Bunu bir başkasının yapması beklenmemeli bir otokontrol sağlanmalıdır.
Sizler burada zamanın değerli olduğunu esas almalısınız. Bu sizin daha önceden de dile getirdiğim gibi, hayatın tamamına yansıyan bir planlı, programlı yaşama durumu oluşturacaktır. Burada teknolojiden yararlanmayı da ihmal etmemelidir. Randevu ve program bölümleri kullanılabilinir.
Sınavlara hazırlık planlamamız içerisinde koymuş olduğumuz hedefi yakalamak için planlı, programlı ve verimli çalışmaya ihtiyacınız olduğunuz hatırlatmaya tekrar gerek olduğunu düşünüyorum.
Bu hazırlanmış olunan plan sizlerin çabukça ulaşacakları yerde olmasını lütfen önemseyiniz. Planlarınızda yapacağınız değişiklikleri telafi etmek için mutlaka gayret gösteriniz. Eğer plandaki sapmaları önemsemez iseniz planın sizin için bir değeri yok veya anlamsızlaşmış demektir. Lütfen buraya dikkat bu plan varlığını yitirmiş demektir. Acil yeni ve gerçekçi bir plan bir eğitim danışmanı tarafından (sizi tanıyan) yapılmalıdır.