Ortak Sınavlara ne kadar ücret verilecek?

Ortaöğretime geçiş ortak sınavlarına ilişkin 2013-2014 Eğitim-Öğretim Yılı Ortaöğretime Geçiş Ortak Sınavları e- Kılavuzunun “Ortak Sınavların Uygulanması” başlıklı 9. maddesinde; “a. Ortak sınavlar, ülke genelinde olağanüstü haller dışında öğrencilerin öğrenim gördükleri okullarda ve yurt dışında KKTC ve Bakanlığımıza bağlı okulların bulunduğu, sınav yapılması uygun görülen merkezlerde Türkiye saatiyle 09.00, 10.30 ve 12.00’da başlayacak ve aynı anda yapılacaktır. Sınavların yapıldığı günlerde okulda ders yapılmayacaktır.
b. Ortak sınavlar, birinci günde üç oturum, ikinci günde üç oturum olmak üzere altı oturum halinde uygulanacaktır.” Açıklamasında yer alan “Ortak sınavlar, birinci günde üç oturum, ikinci günde üç oturum olmak üzere altı oturum halinde uygulanacaktır.” ibaresi ile sınavların kaç oturum olarak yapılacağı belirtilmiştir.

Diğer taraftan, Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın 12. maddesinin 5. fıkrasında; “Bakanlığa ve diğer bakanlık ve kurumlara bağlı okullara alınacak öğrenciler ile açık öğretim kapsamında merkezi sistemle yapılan sınavlarda il sınav yürütme kurulu başkan ve üyeleri ile bina, salon sorumlusu ve gözcü olarak görevlendirilen yönetici ve öğretmenlere her sınav oturumu için 5 saat ek ders ücreti ödenir. Ancak, bu iş ve işlemlerle ilgili döner sermayeden ücret alanlara bu tür ücret ödemesi yapılmaz.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükümlere göre; Ortaöğretime geçiş ortak sınavlarında görev alan yönetici ve öğretmenler, görev aldıkları her oturum başına 5 saat ek ders ücretinden yararlanacaktır.

Fakat Ortaöğretime Geçiş Ortak Sınavları e- Kılavuzu’nun “Ortak Sınavların Uygulanması” başlıklı 9. maddesi (a) fıkrasında; “Sınavların yapıldığı günlerde okulda ders yapılmayacaktır.” ibaresine göre de okulda dersler olmayacağından dersi olan öğretmenler için nasıl bir uygulama yapılacağı belirsizdir.

Öncelikle bu şekilde görevlendirilen öğretmenlerin görevli izinli kapsamında görevlendirilmesi gerekmektedir. Bu şekildeki görevlendirme ile dersi olan öğretmenlerin bu ders kaybından kaynaklı aylık karşılığı ders veya ek ders sorunu yaşanmasının önüne geçilmelidir.

Veya 29.05.2012 tarihli ve 2012/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının “Ders görevinin yapılmış sayılacağı haller” başlıklı 24. maddesinin işletilmesi ile de bu hak kaybı önlenebilir. Bakanlığın bu sınavlardaki ek ders ücreti ve diğer konular hakkında açıklama yapması gerekmektedir.

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının “Ders görevinin yapılmış sayılacağı haller” başlıklı 24. maddesi; “01.09.2012 tarihinden geçerli olmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders yılı içerisindeki iş günlerinde genel idari izinli olmaları sebebiyle eğitim ve öğretim faaliyetlerini fiilen yerine getiremeyen yönetici ve öğretmenler ile öğrencilerin çeşitli nedenlerle sınıf veya okul bütünlüğünde izinli sayılmaları sebebiyle eğitim ve öğretim faaliyetlerini fiilen yerine getiremeyen yönetici ve öğretmenler, bu sürelerde üzerlerinde bulunan aylık karşılığı ders, varsa ek ders, ders niteliğinde yönetim, hazırlık ve planlama görevlerini yapmış sayılırlar.”

44 bin 260 kişinin sigortası iptal edildi!

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) denetmenlerince yapılan denetim ve incelemelerde, sistemin çok ilginç bir şekilde ilerlediği ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre öncelikle küçük metre kareli büroların dolandırıcılar tarafından kiralandığı ve işyeri olarak gösterildiği, sonra sokakta yaşayan gariban vatandaşa paralar verilerek üzerine şirketler kurulduğu tespit edildi. Özellikle sosyal güvencesi olmayan şoför esnafı, ev hanımı gibi işsizler bulunarak, bu işyerinde çalışıyormuş gibi sigortalı gösterilip, kendilerinden aylık 150-200 TL ücret alınıyor. Kişilerin sigortalı bildirimleri devam ediyor ancak devlete prim borcu ödenmiyor.

Bu durumu farkına varan SGK personeli, bu sahte işyerinin şifrelerini kapatıyor. Hemen ardında da sosyal güvenlik denetmenlerince inceleme süreci başlatılıyor. Denetmenler yaptığı denetim ve incelemelerde işyerinin SGK’daki kaydını iptal ederek, sigortalı bildirilen kişilerin sigortalılıklarını geçmişe yönelik iptal ediyor.Bu kişilere yapılan sağlık harcamaları ve emekli olmuş ise yapılan yersiz ödemeler faizi ile ilgili kişilerden tahsil ediliyor. Kurum, böylece binlerce kişiyi bu şekilde sigortalı bildiren dolandırıcıları savcılığa sevk ediyor.

Bu şebekelerin çoğu zaman bazı büyük işyerleri ile anlaşıp, olması gerekenden yüzde 50 daha az prim ödemek koşulu ile büyük işyerlerinde çalışan kişileri de sahte işyerinden sigortalı bildirdiği ortaya çıktı. Yetkililer, çalışmaların fiili olması koşulu ile sigortalı bildirimlerinin yapılacağını, diğer türlüsünün ise sahte sigortalılığa girdiği konusunda vatandaşı uyardı.

KPSS tercih kılavuzunda bazı değişiklikler yapıldı

KPSS tercih kılavuzunda değişiklik yapıldı. İşte haberin detayları…

DUYURU

(18 Kasım 2013)

KPSS-2013/2 Tercih Kılavuzundan Yerleştirme İçin Tercih Yapan/Tercih Yapacak Adayların Dikkatine

 

YENİ TERCİH KILAVUZU İÇİN TIKLAYINIZ

18 Kasım 2013 tarihinde ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden yayımlanan KPSS-2013/2 Tercih Kılavuzu Tablo-2’deyer alan Ankara Üniversitesi ile Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığına ait bazı SağlıkTeknikeri kadrolarına, Devlet Personel Başkanlığı tarafından mevcut “3051” nitelik kodunun yanına “3052” nitelik kodu eklenmiştir.

2013/2 Tercih Kılavuzu, yeni haliyle ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden yayımlanmıştır. Bu değişiklik nedeniyle tercihlerini değiştirmek isteyen adaylar, tercih süresi içinde tercihlerini değiştirebileceklerdir.

Adayların tercihlerini yaparken, Tercih Kılavuzunda yapılan düzenlemelere ve değişikliklere dikkat etmeleri gerekmektedir.

KPSS-2013/2’de tercih yapan/yapacak adaylara önemle duyurulur.

ÖSYM BAŞKANLIĞI

2013-2 KPSS tercih kılavuzu yayınlandı

 

ÖSYM tarafından yapılacak olan  2013/2 KPSS  merkezi atama tercih kılavuzu yayınlandı. Kamu Personel Seçme Sınavı 2013/2 Tercih Kılavuzunda ortaöğretim, önlisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih  yapılabilecek kadro ve pozisyonlar yer almaktadır.Adayların mağdur olmamaları için tercih kılavuzunu inceleyip tercihlerini belirleyerek son güne bırakmadan ÖSYM’ye bildirmeleri gerekmektedir.

TERCİH KILAVUZU İÇİN TIKLAYINIZ…

 

1. GENEL BİLGİLER, TEMEL İLKE VE KURALLAR

1.1 Kamu kurum ve kuruluşlarının bazı kadro ve pozisyonlarına, “Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik” hükümleri uyarınca ÖSYM tarafından yerleştirme yapılacaktır.

1.2 KPSS-2013/2 Tercih Kılavuzu, ilgili mevzuat uyarınca atama izni alınmış olan kadroları vepozisyonları, bunlar için aranan nitelikler ile kontenjanlarını kapsamaktadır.

1.3 Adayların bu kılavuzda yer alan kadro ve pozisyonları tercih edebilmeleri için, 7-8 Temmuz 2012 ve 22-23 Eylül 2012 tarihlerinde yapılmış olan Kamu Personel Seçme Sınavlarında (2012-KPSS Lisansve 2012-KPSS Ortaöğretim/Önlisansbirine girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerekir

1.4 Yerleştirme işlemlerinde ortaöğretim mezunları için KPSSP94, önlisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanı kullanılacaktır.

 


2. TERCİHLERİN YAPILMASI İÇİN GENEL BİLGİLER

Tercihlerin geçerli olabilmesi için tercihlerin ÖSYM’ye İnternetle gönderildiği son gün itibariyle,sınava girilen öğrenim düzeyindeki bir okuldan veya programdan mezun olunması zorunludur.Tercihlerinİnternetle ÖSYM’ye gönderilmesinin son günü itibariyle mezun durumda bulunmayanadayların, yerleştirilmeleri yapılmış olsa bile, atamaları yapılmayacaktır. Adayların boş kadrolara ve pozisyonlara yerleştirme işlemlerine alınabilmeleri için tercihlerin kurallara uygun olarak yapılması ve yapılan tercihlerin geçerli olması zorunludur.

3. TERCİHLERİN YAPILMASI İLE İLGİLİ İŞLEMLER

3.1 Adaylar tercihlerini 18 – 27 Kasım 2013 tarihleri arasında İnternet yoluyla ÖSYM’ye gönderebileceklerdir. İnternetten tercih gönderme işlemleri 27 Kasım 2013 gecesi, saat 23:59’dasonaerecektir. Bu süre kesinlikle uzatılmayacaktır.

3.2 Bu kılavuzda kamu kurum ve kuruluşlarının atama yapacakları boş kadro ve pozisyonlarını içeren tablolar yer almaktadır. Tablo-1’de ortaöğretim mezunlarının,  Tablo-2’de önlisans mezunlarının ve Tablo-3’te lisans mezunlarının tercih edebilecekleri kadro ve pozisyonlar bulunmaktadır.

3.3 Tercihlerinizi yaparken size uygun olan kadro ve pozisyonların bulunduğu tablolardaki “Aranan Nitelik Kodları” sütununda yer alan nitelik kodlarını dikkatle incelemeniz ve size uyup uymadığını belirlemeniz son derece önemlidir. Tercihler belirlenmeden önce sistemde kayıtlı mezun olunanalan/program bilgisi mezun olunan alan/program tablolarından kontrol edilmelidir.

Bir kadro veya pozisyon için mezun olunan program/alan koşulu birden fazla ise bunlardan birinin karşılanması yeterlidir.

Ayrıca, bu kılavuzdaki Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı tarafından düzenlenen “Başvuru Genel Şartları ve Diğer Hususlar” başlıklı uyarıları mutlaka okumanız ve tercihlerinizi yaparken bu uyarıları da göz önünde tutmanız gerekir

KKAT:

Koşullarından herhangi birinkarşılamadığınız bir kadro ya da pozisyona tercihleriniz arasındayer vermeniz ve yerleştirilmeniz halinde ilgili kurum tarafından atamanızınyapılmayacağını göz önünde bulundurunuz. Mağduriyete uğramamanız ve diğer adayları mağdur etmemeniz içintercihlerinizi İnternet’le ÖSYM’ye göndermeden önce tüm tercihlerinizin durumunuzauygunolduğundan mutlaka emin olunuz.

Tercihlerinizi İnternetle ÖSYM’ye göndermeden önce tüm tercihlerinizin durumunuza uygun olduğundan mutlaka emin olunuz. Tercih süresi bitene kadar, sisteme işlenen tercihlerde değişiklik yapılabilecektirTercihlerinde değişiklik yapmak isteyen adaylar bu işlemi http://ais.osym.gov.tr adresinden elektronik ortamda yapacaklardır. Tercih iptali yapılmaz. Tercihlerde değişiklik, tercihlerin kısmen ya da tamamen iptali veya mezuniyet tarihinde değişiklik taleplerini içeren dilekçeler Merkezimizde kesinlikle işleme alınmayacaktır.

Tercih süresi tamamlandıktan sonra tercihlerde değişiklik yapılamayacaktır.

3.4 Tercih yapmak istediğiniz kadro ve pozisyonları belirleyiniz ve 30’u geçmemek üzere istek sıranıza göre yazınız. Bu sıralamada kadro ve pozisyonun size uygunluğu ve sizin bunlara vereceğiniz öncelikler son derece önemlidir. Tercihlerinizi yazmanız için bu kılavuzdaki boş Tercih Listesinden yararlanabilirsiniz. Böyle bir hazırlık size tercihlerinizi İnternete girmenizde kolaylık sağlayacaktır.

Üzerinde çalışma yaptığınız listeyi ÖSYM’ye kesinlikle posta ile göndermeyiniz veya elden teslim etmek için girişimde bulunmayınız. Böyle bir liste ÖSYM’de hiçbir şekilde işleme konulmayacaktır.Sadece elektronik ortamda yapılan tercihler geçerli olacaktır.

TERCİH KILAVUZU İÇİN TIKLAYINIZ…

Öğretmenler mülakatla işe alınacak!

DERSHANELERİN KAPATILMASI KONUSU YENİ DEĞİL

Dershanelerle ilgili düzenleme uzun zamandır gündemdeydi. Şu an ne aşamadasınız?

Çalışmalarımız uzunca bir zamandır devam ediyor. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı 2010-2014 Stratejik Planı’nda bile buna ilişkin öngörüler uzun zaman önce kararlaştırılmış ve kamuoyuyla paylaşılmıştı. Bu nedenle bu konunun, yeni bir konu olduğu iddiaları son derece yersizdir. Kanun taslağı çalışmalarında artık sona yaklaştığımızı söyleyebilirim. Bu taslağı olgunlaştırıp birkaç gün içinde Başbakanlığa gönderecek duruma geleceğiz. Ardından da Hükümetimizin görüşleri neticesinde son halini alacak ve TBMM’ye kanun tasarısı olarak sevk edilmek üzere Bakanlar Kurulu’nun onayına sunulacak ve süreç olağan yasal-prosedürel seyri içinde devam edecek.

Dershanelerin kapatılması için verilen son tarih ne zaman?

Taslakta, dershanelerin faaliyetlerine Haziran 2014 tarihi itibarıyla son verilmesi öngörülmektedir.

HABERLER DOĞRU DEĞİL

Kapatılmayan dershanelerin astronomik cezalara tabi tutulacağı haberleri gündemde. Bir ceza uygulaması olacak mı?

Kamuoyunu kışkırtma amacını taşıyan bu doğrultudaki haberler hiçbir biçimde gerçeği yansıtmıyor. Taslakta, dershanelere yönelik hiçbir cezai işlem kesinlikle sözkonusu değil.

Kapatmak için verilen son tarih geldiğinde kapanmamış dershanelere nasıl bir yaptırım uygulanacak?

Taslağın mevcut haliyle, özel dershanelere iki ayrı seçenek sunuyoruz. Bu seçeneklerden birincisi özel okula dönüşme, diğeri ise iki yıl boyunca açık lise olarak faaliyetlerini sürdürme ve bu süre içinde özel okula dönüşme şeklinde. Bu kurumların Haziran 2014’te dershane olarak faaliyetleri sona erecek. Özel dershaneler bu tarihten itibaren, dönüşmek istedikleri eğitim kurumu şeklinde faaliyetlerini sürdürecekler. Özel okula dönüşme ehliyeti olan dershaneler faaliyetlerini bu doğrultuda devam ettirecekler. Diğerleri ise açık lise şeklinde faaliyetlerine devam edecek ve bu kurumlara özel okula dönüşme kriterlerini sağlamak üzere iki yıl süre verilecek. Ancak özel dershanelerin bu sürece daha rahat şekilde entegre olmalarını sağlamak üzere, birtakım eğitim-öğretim teşvikleri de verilecek. Örneğin bu kurumlardan Bakanlığımız tarafından hizmet satın alınabilecek ve Bakanlar Kurulu kararıyla başka teşvik tedbirleri de devreye sokulabilecek.

YANLIŞ BİLGİLER YAYILDI

Basında yer alan taslak, bakanlığın dershanelerle ilgili yol haritasını belirleyecek bir metin mi? Bu taslak bakanlık tarafından mı hazırlandı?

Kamuoyuna yansıyan taslak metin büyük oranda eksik ve yanlış bilgiler içeriyor. Özel dershanelerin dönüştürülmesi konusu yeni bir konu değil. Biz bu taslağın üzerinde uzun zamandır çalışıyoruz. Bu konu Bakanlığımızın Stratejik Planında da dile getirilmiş ve Hükümetimizin de sürekli olarak gündeminde yer etmiş bir konu. Bu denli önemli ve üzerinde hassasiyetle çalışılan bir konunun başka amaçlarla manipüle edilmemesi gerektiği kanaatindeyim. Çalışmalar tamamlanınca, Bakanlığımız yetkilileri tarafından kamuoyu en doğru şekilde bilgilendirilecektir.

Eğitime darbe yok!

Dünyadaki örneklerden bahsedecek olursanız neler söylersiniz? Dünyadaki dershanecilik sistemi bizdeki gibi mi?

Dershaneciliğe ilişkin oldukça farklı yaklaşımlardan bahsetmek mümkün. Özel dershaneleri yasaklayan ülkeler olduğu gibi, bu kurumları tanıyıp çeşitli düzenlemelerle kontrol altına alan ülkeler de bulunuyor. Örneğin bazı Uzakdoğu ülkelerinde özel dershanecilik çok yaygın bir sektör haline gelmişken, İngiltere ya da Kanada’da bu sektörün yeterince gelişmediği görülmektedir. Hatta Avrupa Birliği ülkelerini baz aldığımızda dahi ortak bir uygulamadan söz etmemiz olası görünmüyor. Zira özel dershanecilik İskandinav ülkelerinde çok gelişkin bir sektör değilken, Güney Avrupa ülkelerinde özel dershaneye gitme oranlarının görece yüksek olduğu söylenebilir. Yapılan araştırmalara göre bu ülkelerde sosyal rekabet, okul performanslarının sıralanması, sınav temelli öğrenme gibi etkenler sonucunda oluşan sosyal baskı, özel ders ve dershane sektörünün yaygınlaşmasında etkili olmaktadır. Özel dershane sayısı az olan Kuzey Avrupa ya da İskandinav ülkelerinde ise normal okulların genel olarak ailelerin beklentilerini karşılamada yeterli olduğu değerlendirilmektedir.

öğrt

Dershanelerin tedricen kapatılmasının eğitim sistemine darbe olduğu da dillendiriliyor. Cevabınız ne olur?

Bu görüşe katılmadığımı ifade etmek istiyorum. Zira biz eğitim alanının rasyonel bir şekilde organize edilmesi için çabalıyoruz. Bu kurumların ürettiği katma değeri hesaba katmadan, sadece olumsuzluklar üzerinden hareket etmeyi yanlış buluyoruz. Bir taraftan özel dershanelerin eğitim sisteminde yol açtığı olumsuzlukları gidermeye çalışırken, diğer taraftan da bu kurumların sağladığı personel istihdamı ve ürettiği pedagojik birikimi mümkün olan en doğru şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Yaptığımız düzenlemenin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bir tercih yapacaklar

Dershanelerin özel okula dönüşeceği ifade ediliyor. Ancak dershanelere giden öğrenciler halihazırda bir okulun öğrencisi durumundalar. Bu okullara kimler gidecek?

Bu kurumlara devam eden öğrencilerimiz bir tercihte bulunacaklar. Biz, öğrencilerimizi iki farklı eğitim kurumuna gitmek zorunluluğundan kurtarmak üzere bu uygulamayı hayata geçiriyoruz. Özel okula dönüşmüş olan kurumlara gitmek isteyen öğrenciler bu tercihleri doğrultusunda hareket edebilecekler. Gitmek istemeyenler ise, yine halen devam etmekte oldukları okula devam edebilirler.

Öğretmenleri mülakatla işe alacağız

Dershaneler kapatıldığı zaman bu sektörde istihdam edilen kişilerin akıbeti ne olacak? Bir mağduriyetin yaşanması nasıl engellenecek?

Cevaplarım taslak metin üzerinden olacak. Faaliyetleri sona eren özel dershane ve etüt merkezlerinde belli bir süre sigortalı olarak çalışan eğitim personeli, belli bir yaş sınırını geçmemiş olmak kaydıyla, KPSS sınavına girmeksizin mülakat süreci sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı’nda istihdam edilebilecek. Böylece hem olası mağduriyetlerin önüne geçilecek hem de bu kurumlarda çalışan eğitimcilerin tecrübelerinden okullarda istifade edilecek.

Dershaneler kapanırsa, YGS kalkacak!

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB),dershanelerin 2014 yılından itibaren kaldırılmasının ardından,üniversiteye giriş sistemini de değiştirecek. 2015 yılında, YGS-LYS ikili sınavlarından YGS kaldırılacak

Milliyet gazetesinin haberine göre;dershanelerin kapatılması tartışması devam ederken Milli Eğitim Bakanlığı, dershanelere gerek kalmayacak sınav sistemi üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. MEB, TÜBİTAK, YÖK ve ÖSYM’nin yürüttüğü çalışma kapsamında üniversiteye giriş sistemi de 2 yıl içinde değiştirilecek.

2 AYDA BİR SINAV

Çalışmalar 2014 yılı ortalarında netleştirilecek. Çalışmaya göre, üniversiteye girişte ikili uygulanan YGS ve LYS’den YGS 2015 yılında son kez yapılacak ve kaldırılacak. Çalışmalar kapsamında 2015 yılında YGS’nin yapılmaması da değerlendiriliyor. YGSyerine “LYS” yapılacak. Ancak tek sınav olarak “LYS”nin formatı değiştirilecek. Çalışmalarda ele alınan ilk modele göre öğrencilerdeki “tek sınav sıkıntısını” yok etmek amacıyla 2 ay aralıklarla toplam 5 dersten sınav uygulanacak ve öğrenci en yüksek notu aldığı sınav ile üniversiteye başvurusunu yapabilecek.

ders

YIL SONU YAZILILARI

Yine çalışmalarda ele alınan ikinci modele göre de, lisede her yıl öğrenci sene sonu yazılılara girecek. Lise 1,2,3 ve 4. sınıflarda merkezi yazılılara girecek öğrencilerin ders durumları da ölçülecek ve çıkan puana göre öğrenciler üniversiteleri tercih edebilecek. Model hayata geçirilirse liselerde, Matematik, Geometri, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya gibi derslerin yazılıları merkezi olarak yapılacak. Her öğrencinin aldığı puan bir merkezde depolanacak.

Sınavlarda çoktan seçmeli testlerin yanında kısa açık uçlu sorular da sorulacak. Fen-Edebiyat fakültelerindeki bazı bölümler gibi tam olarak bir mesleğe yönelik olmayan bölümler için taban puanlar kaldırılacak ve isteyen öğrenci kayıt yaptıracak. Özellikle işletme, bazı mühendislikler gibi alanlarda fakülteler öğrencilerini kendileri seçebilecek.

Öğrencilerin ders dışı aktiviteleri ve katıldıkları etkinliklerdeki başarıları da bir puanlama sistemiyle öğrencinin dosyasına işlenecek. Bu puanlar üniversitelere başvurularda esas alınacak.

Kapısında yığılma olan ODTÜ, Boğaziçi, Hacettepe, İTÜ, Ankara gibi üniversiteler için ise sene içi sınavlardan alınan notları da hesaba katan yeni bir seçme sınavı yapılması da çalışmalar kapsamında değerlendiriliyor.

‘PARA CEZASI YOK, İSTEYEN GÖNDERİR’

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, dershaneleri cebren kapatmayacaklarını, MEB’in garantisi altında olmayan bir yere vatandaşın çocuğunu göndermek istemesi durumunda buna engel olmayacaklarını, yazıldığı gibi bir para cezasının söz konusu olmadığını söyledi. Tekin, “Vatandaşlar Milli Eğitim Bakanlığı’nın garantisi altında olmayan, denetlenmeyen, hizmet kalitesi ölçülmeyen bir birime çocuğunu göndermek istiyorsa, çocuklarınızı nereye gönderdiğinizle ilgili kimse karışmayacak. Kimseye para cezası uygulamak gibi bir şey yok.”

Dershaneler kalkarsa kim ne kaybedecek?

Bu, artık eğitim sisteminin iliklerine kadar işlemiş bulunan ve bir gün son bulabileceğine kimsenin ihtimal vermediği bir zulmün ortadan kalkması anlamına geliyor. Eğer gerçekleşirse öğrenciler de, aileleri de en değerli yıllarını kabusa çeviren büyük bir yükten kurtulurlar, hiçbir şey de kaybetmezler. Şu kadar var ki, dershaneler ve dershaneciler cephesinden manzara aynı şekilde görülmediği için, ortalığın fazlaca hareketleneceğinde şüphe yoktur.

***

Ne öğrenciler, ne de eğitim sistemi, dershanelerin kalkmasıyla hiçbir kayba uğrayacak değildir; çünkü dershaneler eğitim vermek için değil, sınav kazandırmak için faaliyet gösteren ticari kuruluşlardır. (İnanmazsanız reklamlarına bakın!) Sınav kazanmak ise, kişinin kendi başarısına değil, başkalarının başarısızlığına bağlı bulunduğu için, eğer dershanelerin kalkmasıyla, farzımuhal, topyekün bir başarı düşmesi yaşanacak olsa bile, bu, sıralamayı etkilemeyecektir. Bu durum, şehirlerarası telefon görüşmelerinin santral aracılığıyla yapıldığı günleri bize hatırlatıyor.

Zamanla telefon sayısı artıp da görüşmeler yoğunlaşınca, santrala “normal” görüşme isteği yazdıranlara bir türlü sıra gelmiyor, bu durumda insanlar “acele” görüşme yazdırmak zorunda kalıyorlardı. Bir süre sonra acele görüşmeler de kilitlenince, herkes “yıldırım” görüşme sırasına girmek zorunda kaldı. Sonuç:

Herkes yine normal görüşme sırasını bekliyor, fakat yıldırım görüşme ücreti ödüyordu!

Dershaneler arasındaki puan yarışı bizi aynen böyle bir duruma düşürdü. Dershanelerin yokluğunda yine aynı dereceleri kazanacak olanlar, artık ipi göğüslemek için daha çok puan kazanmak zorunda kalıyorlar; bunun için de öğrenciler yıllarca güneş yüzü görmüyor, aileleri ise kurs parası yetiştirmek için gece gündüz çalışıyor.

 

***

Yüksek puan tutturmak eğer eğitim seviyesinde yükselmek anlamına gelseydi, belki bu durum anlayışla karşılanabilirdi. Fakat manzara hiç de böyle değildir:

(1) Gençler yüksek puan tutturmak için ineklerken kafalarını hayata geçecek bilgi ve becerilerle değil, sadece birkaç yüz tanesi sadece sınav günü işe yarayacak ve ertesi gün hatırlanmayacak milyonlarca veri parçasıyla doldurmak için en verimli yıllarını heba ediyorlar.

(2) Giriş sınavı hazırlığıyla geçen sene, ekseriyetle ilköğretim ve lise son sınıflarda geçen iki seneyi hiç yaşanmamış bir zaman dilimi hükmüne getirdiğinden, bu müddet içinde bir eğitimden söz etmek mümkün olmuyor.

(3) Öğrenci bütün bu çabalarının neticesinde bir okula kapağı attıktan sonra da enerjisini tüketmiş ve öğrenme arzusunu yitirmiş olarak oraya geldiği için, en azından yeni okulundaki ilk sene de verimsiz bir şekilde geçiyor.

İngilizler sömürge gençlerini, logaritma cetveli ezberletmek suretiyle eğitimden ve her türlü entellektüel faaliyetten alıkoyuyordu. Bugün Hint yarımadasında bu zihniyet, öğrencilerine binlerce hadisin senetlerini ezberleten hadis okullarında hala eserini gösteriyor. Biz ise, aynı işi, gençlere yıllarca tatil ve dinlenme yüzü göstermeksizin test soruları ezberletmek suretiyle yapıyoruz. Eğer sizden, memleket gençliğini hayatın test sorularından ibaret olduğunu zanneden, en cevval yıllarını aile ve arkadaş çevresiyle doğru dürüst birşeyler paylaşamadan dershane salonlarında pinekleyerek geçirmiş, öğrenme ve kendini geliştirme arzusunu yitirmiş asosyal insanlar haline getirmek için bir formül bulmanız istenseydi, bugünkü dershane ve sınav sisteminden daha uygun bir yol düşünebilir miydiniz?

***

Sistemin öğretmenler cephesinde yol açtığı tahribat da küçümsenecek gibi değildir.

Bir taraftan cazip maddi imkanlar öğretmenleri özel okul ve dershanelere çekerek devlet okullarını boşaltırken, bir taraftan da, bu yetenekli insanları, istikbalin gençlerini yetiştiren öğretmenler durumundan çıkarıp yarışa hazırlayan koçlar vaziyetine düşürüyor. Başka bir deyişle:

Dershane sistemi sadece gelecek nesilleri etkisizleştirmekle kalmıyor, onları yetiştirecek olan öğretmenleri de verimsiz hale getirmek suretiyle eğitim sisteminin verimsizliğini her taraftan garanti altına alıyor.

Ve, zenginiyle, fakiriyle, her kesimden ve her seviyeden insanlarıyla bütün bir millet, çocuğuna bir üniversitede yer bulabilmek ümidiyle, gece gündüz çalışarak bu sistemi besliyor.

***

Meselenin sadece eğitim yönüne temas ettik, ticari yönü üzerinde durmadık. Oysa birer ticari kuruluş olarak ele alındığında, dershaneler hakkında elbette ki söylenecek daha pek çok söz çıkacaktır. Dershaneler öğrencileri sınava hazırlamak için mi, yoksa reklam aracı olabilecek dereceleri kapmak için mi faaliyet gösteriyorlar? Hangi öğrenciler özel muameleye tabi tutuluyor, hangileri sadece dershaneyi ayakta tutacak bir gelir kapısı olarak görülüyor? Bunlar, meselenin ticari yönü hakkında ilk olarak akla gelen sorulardır ve maalesef cevapları da pek iç açıcı değildir.

 

Hiç şüphe yok ki, sadece dershanelerin kalkmasıyla sözünü ettiğimiz problem bütünüyle çözülmüş olmayacaktır. Fakat dershaneler, problemin çözümü önündeki en büyük engeldir; bu bakımdan, ne pahasına olursa olsun kaldırılmaları büyük ve önemli bir adım teşkil edecektir. Pek tabii, problemin giderilmesi için atılacak her adım, problemin büyüklüğüyle orantılı bir fırtınayı da beraberinde getirecektir. Temennimiz odur ki, bu fırtınalar bu kararlı adımı engellemesin; bir taraftan da, eğitim kurumlarını yarış atı yetiştiren değil, gerçekten eğitim veren bir sisteme kavuşturmak için gerekli düzenlemeler aynı kararlılıkla gerçekleştirilsin.

***

Dershanelerle ilgili açıklama, eğitim alanında bir müjde olarak karşıladığımız bir gelişme idi. Milli eğitimde gerçekleşen yenilikler arasında o kadar iyimser yaklaşamadığımız, hatta bizi ciddi şekilde endişelendiren bir başka husus var ki, onu da nasip olursa bir sonraki yazıda ele alacağız.

ALES sonbahar dönemi sınavı yarın yapılacak!

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM), 81 il merkezi ile Lefkoşa ve Bişkek’te gerçekleştirilecek sonbahar dönemi sınavı, saat 09.30’da başlayacak ve 180 dakika sürecek.

Yükseköğretim kurumlarında öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim öğretim planlamacısı kadrolarına açıktan veya öğretim elemanı dışındaki kadrolara naklen atanmak ve lisansüstü eğitimi programlarında öğrenim görmek isteyenlerin ALES’e girmesi gerekiyor. Yükseköğretim Kurulu tarafından izin verilen yükseköğretim kurumlarındaki öğretmenlik sertifika programlarına öğrenci seçme ve yerleştirme işlemlerinde de ALES sonuçları kullanılacak. Öğretmenlik sertifika programlarına başvuruda bulunmak isteyenlerin bu sınava girmeleri gerekiyor.

Yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı ihtiyacının karşılanması amacıyla lisansüstü öğrenim görmek üzere yurt dışına gönderilecek adayların seçiminde de bu sınavın sonuçları kullanılacak.

Adayların, kimlik ve güvenlik kontrolleriyle salona giriş işlemlerinin zamanında yapılabilmesi için sınavın başlama saatinden en az bir saat önce sınava girecekleri yerde olmaları gerekiyor.

Adayların, ön ve arka yüzde ÖSYM’nin belirlediği bilgiler dışında herhangi bir yazı, resim, işaretin yer almayacağı giriş belgelerinin renkli ya da siyah-beyaz çıktısı ile fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgelerini sınava gelirken yanlarında bulundurı gerekiyor.

Nüfus cüzdanı, pasaport, zorunlu askerlik görevini ifa eden er veya erbaşlarla askeri öğrenciler için askeri kimlik belgesi (muvazzaf askerler için geçerli değil), Türk vatandaşlığından izinle ayrılanlar ve bunların kanuni mirasçılarına ait pembe veya mavi kartlar özel kimlik belgesi olarak kabul edilecek ancak sürücü belgesi, meslek kimlik kartları gibi belgeler sınava giriş için geçerli belge sayılmayacak.

Söz konusu belgeleri yanında bulundurmayan aday mazereti ne olursa olsun sınava alınmayacak, alınsa bile sınavı geçersiz sayılacak. Sınavın sonuçları, yapıldığı tarihten itibaren üç yıl geçerli olacak.

2014’te 11 bin yeni polis atanacak!

Polis adaylarına müjde var! İçişleri Bakanı Muammer Güler, 2014 yılında 11 bin yeni polisin göreve başlayacağını duyurdu.

 

Güler, TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığının bütçesine ilişkin yaptığı sunumda, yeni TOMA’ların 4’ünün önümüzdeki ay, 15’inin ise Mart ayında teslim alınacağını söyledi.

İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, TBMM’de paylaştığı sorumluluk alanına ilişkin istatistik bilgileri şöyle;

260 BİN POLİS, 181 BİN JANDARMA, 280 BİN ÖZEL GÜVENLİK

* Jandarma Genel Komutanlığı’nda 181.233, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde 264.477 ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda ise 5.609 personel görev yapıyor.

 

 2014 yılında toplam 10.932 polismemuru Emniyet Teşkilatı’nda göreve başlayacak. Son 10 yılda toplam 110.606 yeni polis göreve başladı.

* Türkiye’deki özel güvenlik görevlisi sayısı ise 280.915 kişi

* Türkiye genelinde 81 il merkezi ile 112 ilçede MOBESE kurulumu tamamlanarak faaliyete geçti

TÜRKİYE’DE 98 BİN DERNEK VAR

* Türkiye’de, toplam 97.924 aktif dernek var

* 2014 yerel seçimlerinden sonra Türkiye nüfusunun % 93’ü belediye sınırları içerisinde, % 7’si ise belediye sınırları dışında yaşıyor olacak. Cumhuriyetin ilan edildiği yıllarda, Türkiye’de nüfusunun % 85’i köylerde, % 15’i şehirlerde yaşamaktaydı.

9 MİLYON PASAPORT VERİLDİ

* 8 milyon 972 bin 355 pasaport tanzim edildi

* Pasaport müracaatı için Türkiye genelinde 81 il ve 370 ilçe olmak üzere toplam 451 pasaport müracaat birimi faaliyet gösteriyor.

POLİSE 16, JANDARMA’YA 6 MİLYAR TL BÜTÇE

* Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün bütçesi 125 milyon 634 bin TL

* Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın bütçesi 452.488.000 TL

* Jandarma Genel Komutanlığı’nın bütçesi 6 milyar 156 milyon 691 bin

* Türkiye’de toplam nüfusunun % 79’u polis görev ve sorumluluk bölgesinde, % 21’i ise jandarma bölgesinde yaşıyor

SİBER SUÇLARLA MÜCADELE

* Siber suçlarla mücadele kapsamında, 2013 yılında 12263 operasyonda 8.299 şüpheli şahıs hakkında yasal işlem başlatıldı.

129 TON ESRAR ELE GEÇİRİLDİ

* Madde kaçakçılığı konusunda 2013’te jandarma sorumluluk alanında 3.280 madde kaçakçılığı suç olayına müdahale edildi. Bu olaylarda 5.020 şüpheli yakalandı

* Uyuşturucu İle Mücadele kapsamında 2013 yılında polis sorumluluk alanında 21.109 operasyonda 37.928 şüpheli ile birlikte 129 ton esrar,7 ton 667 kilo eroin, 243 kilo kokain, 7.744.689 tablet uyuşturucu nitelikli hap ele geçirildi.

Öğretmen atamalarında KPSS şartı kalkıyor!

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) müsteşarı Yusuf Tekin eğitim alanında devrim gibi kararlar almaya hazırlanıyor. Öğretmenlere KPSS’siz mülakat ile atama da bunlardan sadece biri..

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) müsteşarıYusuf Tekin başkanlığında bir ekibin hazırladığı öne sürülen kanun taslağı, özel öğretim başta olmak üzere bütün eğitim sistemine darbe vuracak kritik değişiklikler öngörüyor.

Atanamayan öğretmenler ile ilgili tüm haberler için tıklayın…

Zaman Gazetesi’nin haberine göre, Bir torba yasaya eklenerek oldubittiyle Meclis’in gündemine getirilmesi planlanan taslağa göre, dershaneler ve bütün etüt merkezleri 2013-2014 eğitim-öğretim yılı bitiminde kapatılacak. Karara uymayanlara 500 bin liradan başlayan astronomik cezalar verilecek. Taslak, bakanlığın daha önce, ‘Dershaneler MEB’e bağlı olmadan eğitimi sürdürecek’  şeklindeki açıklamalarını da yalanlıyor. Taslak yasalaştığında ortaöğretime veya yükseköğretime giriş sınavlarına yönelik,  evlerdeki özel dersler de dâhil, hiçbir özel kurs verilemeyecek. Önemli değişikliklerden biri de MEB’in kalbi olarak bilinen Talim ve Terbiye Kurulu (TTK) yetkilerinin feshi. Eğitim bilimciler ve akademisyenlerden oluşan TTK’nın, bütün karar verme ve denetleme yetkileri elinden alınıyor, kurul ‘bilimsel danışma ve inceleme organı’na dönüştürülüyor. Bu düzenlemeyle eğitim sisteminin tamamen denetimsiz hale geleceği belirtiliyor.

 

Kamuoyundan gelen tepkilere ve eğitim camiasının olumsuz görüşüne rağmen dershanelerin kapatılmasıyla ilgili kanun taslağı tamamlandı. Tasarıya göre‘dershane’ kavramı kanundan tamamen çıkartılıyor. Bunun yanında kapatılan dershanelerin etüt merkezi olarak çalışmasının önüne geçilebilmesi için yasadaki ‘etüt merkezi’ bölümü de tamamen yok ediliyor. Taslakta ‘ortaöğretime ve yükseköğretime hazırlık’ içeren kurs ve benzeri yapılanmaların önünün kesilmesi de hedefleniyor.

ÖĞRETMEN ATAMALARINDA KPSS ŞARTI YOK!

Taslağa göre dershaneler, 2013-2014 sezonunun bitimiyle kapatılacak. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na geçici maddeler eklenmek suretiyle yapılan taslakta, dershanelerin özel okula dönüşümleri için 3 yıl süre tanındı. Bu sürede dönüşemeyenler kapatılacak. Dershane olarak çalışmaya devam edenlere 500 bin ile 1 milyon lira arasında ceza verilecek. Kapatılan dershanelerin işsiz kalan öğretmenleri deKPSS şartı aranmaksızın MEB kadrolarına mülakatla atanacak.

TASLAKTA NELER VAR?

İşsiz kalacak öğretmene mülakat

Taslakla, kapatılan dershanelerin işsiz kalan öğretmenlerine kadro vaadi veriliyor. Ancak, bu mülakat şartına bağlanıyor. Değişen kanun kapsamında eklenen 48. maddede ise “Aday öğretmenler sınav ve mülakatla alınacak.” hükmü getirilerek bu uygulamaya zemin hazırlanmış oluyor. KPSS sınavını derece ile kazanıp kadro açılmaması sonucu atanamayan binlerce öğretmenin durumu ise muğlak kalıyor. Ayrıca öğretmenlere, girdikleri ders saatine göre verilen ek ödemeler artacak. Yeni düzenlemeyle normal bir öğretmen kadrosunun ek ödeme oranı yüzde 100’e, uzman öğretmenin yüzde 120’ye, başöğretmenin ise yüzde 140’a çıkacak. Böylece daha önce ödeme oranı 65 olan öğretmen 468 TL ek ders ücreti alırken, yeni dönemde 252 TL’lik artışla 721 lira alacak. MEB’in önerisiyle 2009’da çıkan ancak Danıştay tarafından iptal edilen uzman ve başöğretmenlik mekanizmaları da bu kanunla yeniden getiriliyor. Öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç tip öğretmenlik sistemi geliyor.

AZINLIK OKULLARI HERKESE AÇILIYOR

Mevcut yasaya göre azınlık okullarına sadece kimliklerinde gayrimüslim olduğu yazanlar ile çifte vatandaş statüsündekiler gidebiliyordu. Yeni düzenlemeyle azınlık okullarıyla ilgili kanunda geçen “…Bu okullarda yalnız kendi azınlığına mensup Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının çocukları okuyabilir.” hükmü kaldırılıyor. Böylece isteyen vatandaş, çocuğunu eğitim için isterse en yakın azınlık okuluna gönderebilecek. Yasanın gerekçesinde toplumsal bütünleşme adına bu adımın atıldığı vurgulanıyor.

MEMURA YURTDIŞINDA EĞİTİM İZNİ

Yeni kanun kapsamında yurtdışına eğitim amacıyla gönderilen memurlar, gönderildikleri kurumların ilgili kadrolarıyla ilişkilendirilip eğitim müddetince kurumlarından ücretsiz izinli sayılacak. Mevut durumda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından lisansüstü eğitim amacıyla yurtdışına burslu gönderilen öğrencilerin halen devlet memuru olmaları halinde memuriyetten istifa etmeleri gerekiyordu.

ANADİLDE EĞİTİM ÖZEL OKULLARDA

Demokratikleşme çalışmaları içerisinde anadilde eğitim konusu, yeni hazırlanan ve Başbakan’a sunulan yasa tasarısı içinde yer aldı. Düzenlemede “Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerde eğitim ve öğretim yapmak amacıyla ilk ve ortaöğretim kurumları açılabilir.” ibaresi geldi.

Bu okullarda eğitimi ve öğretimi yapılacak dil ve lehçeler Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek. Hangi derslerin bu dil ve lehçelerde okutulabileceği ile bu kurumların açılmasına ve denetimine ait esaslar yönetmelikle belirlenecek.