09-10-2007, 14:52
GEOMETRİNİN SANAT ESERLERİ
Dönemin tüm yunan sanatlarını kapsayan geometrik üslup,özellikle seramik eşyalarıyla tanınmıştır; seramikçiliğin gelişimi,kronolojik evrelerin belirlenmesine olarak vermiştir.ön geometrik denen ilk evre(İ.Ö. 1150-950),çeşitli bölgelerde aynı tarihte ortaya çıkan bir sürece uygun olarak alt mykneai üslubunun basitleştirilmesinden türetmiştir.Eski geometrikten orta geometriğe doğru süsleme önce hayvan,sonra insan figürünün ortaya çıkışına kadar zenginleşti(eski geometriğin,İ.Ö.750doğr.)başlıca merkezler Argolis ve Atikte’dir; Diplyon’da bulunan aristokatların yaş***ından sahnelerin (deniz savaşları,araba geçitleri,cenaze törenleri)betimlediği büyük mezar vazoları buralarda yapılmıştır.
Bronz ustaları,silahların(Argos zırhı)yanı sıra ,süslemeli kazanlar ve sacayakları,hayvan ve insan (Olympia, Delphoi)heykelcikleri yaptılar.Görkemli süslemeli tokalar,küpeler ve yüzükler kuyumculuk ürünleriydi.Yakın tarihte yapılan kazılar,uzunlamasına binalarla dikkati çeken mimarlığın önemini ve özgünlüğünü ortaya çıkardı.
Geometrik benzeme bitki ya da hayvan görünümlerine değil de, eğri ve düz çizgilerin bağdaşmasıyla oluşmuş çeşitli motiflere dayanan bezeme. Primitif denen sanatlarda,ayrıca da İslam sanatında rastlanan bu tür,daha özgür bir bezek motifi olan arabesk’le karıştırılmalıdır.
Türk sanatında geometrik motiflere kitap sanatlarından, mimarlığa, halı,kilim vb. dokumalardan,taş,çini,ahşap,maden işçiliğine dek çok çeşitli alanlarda rastlanır.Özellikle Anadolu Selçukluları geometrik düzenlemelerle çok çeşitli desenler elde etmişlerdir(madalyonlu geometrik geçmeler,dörtlü düğüm ve yıldızlar,beşli ve altılı geçmeler vb.).Geometrik motiflerin en yalın biçimi,iki kırık çizginin birbirini kesmesinden oluşan zikzak bordürlerdir.Kimi örneklerdeyse ikide fazla kırık çizgilerle daha girift geçmeler elde edilir.Anadolu Selçuklu mimarlığında çokça kullanılan bu tür geçmelere Osmanlı mimarlığında rastlanmaz.Antik yunan sanatındaki meandr motifiyle,aşık yolu şaşırmış,vb. adlarla Türk sanatında karşılaşılır.Ayrıca kare,üçgen ve zikzaklardan çok değişik desenler elde edilmiştir.Türk sanatında sıkça görülen bir başka geometrik motif de çok kollu yıldızlardır.Özellikle Anadolu Selçukluları dönemi taş işçiliğinde ve ahşap yapıtlarda(mihrap,minber,kapı ve pencere kanatları,tavanlar)bu motifin çok zengin örnekleriyle karşılaşılır.Sekiz kollu yıldızlarla,sekizgenlerin almaşık olarak kullanıldığı ve aralarında birleştirici olarak beşli yıldızların bulunduğu desen ,bu tür bezemenin en klasik biçimidir.
Bu akım Mondrian’ın yeni plastikçiliği, Maleviç’in süprematizmi ve Rus konstrüktivizmi arasında gelişti.1929’dan başlayarak ve 30’lu yıllarda büyük bir canlılık gösteren geometrik akım savaştan sonra da etkinliğini sürdürürken lirik soyutlama ön plana çıkıyordu:iki akımı birbirinden ayırmak için o dönemde soyutlama terimi yaygınlaştı.Bu akımı kısa sürede Vasarely’nin , Soto’nun,kinetik sanat ve amerikan haredge akımının araştırma ve çalışmalarıyla yeni boyutlar kazandı.
Dönemin tüm yunan sanatlarını kapsayan geometrik üslup,özellikle seramik eşyalarıyla tanınmıştır; seramikçiliğin gelişimi,kronolojik evrelerin belirlenmesine olarak vermiştir.ön geometrik denen ilk evre(İ.Ö. 1150-950),çeşitli bölgelerde aynı tarihte ortaya çıkan bir sürece uygun olarak alt mykneai üslubunun basitleştirilmesinden türetmiştir.Eski geometrikten orta geometriğe doğru süsleme önce hayvan,sonra insan figürünün ortaya çıkışına kadar zenginleşti(eski geometriğin,İ.Ö.750doğr.)başlıca merkezler Argolis ve Atikte’dir; Diplyon’da bulunan aristokatların yaş***ından sahnelerin (deniz savaşları,araba geçitleri,cenaze törenleri)betimlediği büyük mezar vazoları buralarda yapılmıştır.
Bronz ustaları,silahların(Argos zırhı)yanı sıra ,süslemeli kazanlar ve sacayakları,hayvan ve insan (Olympia, Delphoi)heykelcikleri yaptılar.Görkemli süslemeli tokalar,küpeler ve yüzükler kuyumculuk ürünleriydi.Yakın tarihte yapılan kazılar,uzunlamasına binalarla dikkati çeken mimarlığın önemini ve özgünlüğünü ortaya çıkardı.
Geometrik benzeme bitki ya da hayvan görünümlerine değil de, eğri ve düz çizgilerin bağdaşmasıyla oluşmuş çeşitli motiflere dayanan bezeme. Primitif denen sanatlarda,ayrıca da İslam sanatında rastlanan bu tür,daha özgür bir bezek motifi olan arabesk’le karıştırılmalıdır.
Türk sanatında geometrik motiflere kitap sanatlarından, mimarlığa, halı,kilim vb. dokumalardan,taş,çini,ahşap,maden işçiliğine dek çok çeşitli alanlarda rastlanır.Özellikle Anadolu Selçukluları geometrik düzenlemelerle çok çeşitli desenler elde etmişlerdir(madalyonlu geometrik geçmeler,dörtlü düğüm ve yıldızlar,beşli ve altılı geçmeler vb.).Geometrik motiflerin en yalın biçimi,iki kırık çizginin birbirini kesmesinden oluşan zikzak bordürlerdir.Kimi örneklerdeyse ikide fazla kırık çizgilerle daha girift geçmeler elde edilir.Anadolu Selçuklu mimarlığında çokça kullanılan bu tür geçmelere Osmanlı mimarlığında rastlanmaz.Antik yunan sanatındaki meandr motifiyle,aşık yolu şaşırmış,vb. adlarla Türk sanatında karşılaşılır.Ayrıca kare,üçgen ve zikzaklardan çok değişik desenler elde edilmiştir.Türk sanatında sıkça görülen bir başka geometrik motif de çok kollu yıldızlardır.Özellikle Anadolu Selçukluları dönemi taş işçiliğinde ve ahşap yapıtlarda(mihrap,minber,kapı ve pencere kanatları,tavanlar)bu motifin çok zengin örnekleriyle karşılaşılır.Sekiz kollu yıldızlarla,sekizgenlerin almaşık olarak kullanıldığı ve aralarında birleştirici olarak beşli yıldızların bulunduğu desen ,bu tür bezemenin en klasik biçimidir.
Bu akım Mondrian’ın yeni plastikçiliği, Maleviç’in süprematizmi ve Rus konstrüktivizmi arasında gelişti.1929’dan başlayarak ve 30’lu yıllarda büyük bir canlılık gösteren geometrik akım savaştan sonra da etkinliğini sürdürürken lirik soyutlama ön plana çıkıyordu:iki akımı birbirinden ayırmak için o dönemde soyutlama terimi yaygınlaştı.Bu akımı kısa sürede Vasarely’nin , Soto’nun,kinetik sanat ve amerikan haredge akımının araştırma ve çalışmalarıyla yeni boyutlar kazandı.