29-09-2007, 03:18
Bir zamanlar yaşlı ve bilge bir öğretmenin kendisine söylediği şeyleri
beğenmeyen bir kadın varmış. Bir gün yaşlı öğretmenin sözleri
kaldıramayacağı kadar ağır gelmiş. Söyledikleri gerçekmiş, ama onu o
kadar kızdırmış ki öğretmeni hakkında atıp tutmaya başlamış. Gittiği her
yerde öğretmeni hakkında yalanlar söylüyor, çirkin hikâyeler uyduruyormuş.
Kötü konuşmaları ve dedikodularıyla insanların öğretmene sırt çevirmesi
için çok uğraşmış. Sonunda kendisi çok mutsuz olmuş ve bütün söylediği o
yalanlar yüzünden pişman olmaya başlamış.
En nihayet, gözyaşları içinde öğretmenin evine af dilemeye gitmiş.
"Hakkınızda birçok yalan söyledim", demiş. "Lütfen beni affedin."
Öğretmen önce uzun süre ona cevap vermemiş. Derin derin düşünür
gibiymiş. Sonunda "Evet, seni affederim, fakat önce benim için bir şey
yapmalısın," demiş.
"Ne yapmamı istiyorsunuz?" demiş kadın biraz şaşırarak.
"Birlikte yukarı çatı katına çıkalım, orada sana
göstereceğim," demiş gözlerinin içine bakarak, "yalnız önce odamdan
bir şey almam gerekiyor."
Öğretmen odasından döndüğünde, koltuğunun altında büyük bir kuştüyü
yastık varmış.
Zavallı kadın, gittikçe artan merakını saklamak, yastığın ne işe
yarayacağını ve dama neden çıktıklarını sormamak için kendini güç tutmuş
Öğretmen birdenbire hiç bir şey söylemeden, yastığın kılıfını yırtarak
bütün tüylerini boşaltmış.
Rüzgâr hafifçe esmiş, tüylerin hepsini toplamış ve onları her tarafa taşımış: diğer damların üstüne, sokaklara, arabaların altına,
ağaçların üstüne, çocukların oynadığı arka bahçelere, hatta otoyola ve
durmadan daha uzaklara, kim bilir nerelere.
Öğretmen ve kadın tüylerin uçuşarak dağılmasını bir müddet izlemişler.
Nihayet öğretmen kadına dönerek, "şimdi gidip bütün o tüyleri benim için
toplamanı istiyorum," demiş.
"Bütün tüyleri toplamak mı?" diye yutkunmuş kadın.
"Fakat bu imkânsız!"
"Evet, biliyorum," demiş öğretmen. "O tüyler aynı senin benim hakkımda söylediğin yalanlar gibi. Bir kere başlatınca bir daha
durduramazsın, pişman olsan bile. Belki birkaç kişiye benim hakkımda
söylediklerinin yalan olduğunu anlatabilirsin, fakat dedikodu rüzgârları
artık onları her yere taşıdı bir kere. Tek bir kibriti üfleyerek
söndürebilirsin, fakat tek bir kibritin başlattığı koca bir orman
yangınını bir üflemeyle söndüremezsin!"
Anlayana....
beğenmeyen bir kadın varmış. Bir gün yaşlı öğretmenin sözleri
kaldıramayacağı kadar ağır gelmiş. Söyledikleri gerçekmiş, ama onu o
kadar kızdırmış ki öğretmeni hakkında atıp tutmaya başlamış. Gittiği her
yerde öğretmeni hakkında yalanlar söylüyor, çirkin hikâyeler uyduruyormuş.
Kötü konuşmaları ve dedikodularıyla insanların öğretmene sırt çevirmesi
için çok uğraşmış. Sonunda kendisi çok mutsuz olmuş ve bütün söylediği o
yalanlar yüzünden pişman olmaya başlamış.
En nihayet, gözyaşları içinde öğretmenin evine af dilemeye gitmiş.
"Hakkınızda birçok yalan söyledim", demiş. "Lütfen beni affedin."
Öğretmen önce uzun süre ona cevap vermemiş. Derin derin düşünür
gibiymiş. Sonunda "Evet, seni affederim, fakat önce benim için bir şey
yapmalısın," demiş.
"Ne yapmamı istiyorsunuz?" demiş kadın biraz şaşırarak.
"Birlikte yukarı çatı katına çıkalım, orada sana
göstereceğim," demiş gözlerinin içine bakarak, "yalnız önce odamdan
bir şey almam gerekiyor."
Öğretmen odasından döndüğünde, koltuğunun altında büyük bir kuştüyü
yastık varmış.
Zavallı kadın, gittikçe artan merakını saklamak, yastığın ne işe
yarayacağını ve dama neden çıktıklarını sormamak için kendini güç tutmuş
Öğretmen birdenbire hiç bir şey söylemeden, yastığın kılıfını yırtarak
bütün tüylerini boşaltmış.
Rüzgâr hafifçe esmiş, tüylerin hepsini toplamış ve onları her tarafa taşımış: diğer damların üstüne, sokaklara, arabaların altına,
ağaçların üstüne, çocukların oynadığı arka bahçelere, hatta otoyola ve
durmadan daha uzaklara, kim bilir nerelere.
Öğretmen ve kadın tüylerin uçuşarak dağılmasını bir müddet izlemişler.
Nihayet öğretmen kadına dönerek, "şimdi gidip bütün o tüyleri benim için
toplamanı istiyorum," demiş.
"Bütün tüyleri toplamak mı?" diye yutkunmuş kadın.
"Fakat bu imkânsız!"
"Evet, biliyorum," demiş öğretmen. "O tüyler aynı senin benim hakkımda söylediğin yalanlar gibi. Bir kere başlatınca bir daha
durduramazsın, pişman olsan bile. Belki birkaç kişiye benim hakkımda
söylediklerinin yalan olduğunu anlatabilirsin, fakat dedikodu rüzgârları
artık onları her yere taşıdı bir kere. Tek bir kibriti üfleyerek
söndürebilirsin, fakat tek bir kibritin başlattığı koca bir orman
yangınını bir üflemeyle söndüremezsin!"
Anlayana....